Canvased türkçesi Canvased nedir

Canvased ingilizcede ne demek, Canvased nerede nasıl kullanılır?

Canvases : Kaputbezi. Keten bezi. Kanava. Yelken bezi. Yelken. Kanaviçe. Çadır bezi. Kanvaz. Brandayla örtmek. Tuvale yapılmış tablo.

Canvas connection : Bez bağlantı. Üfleç titreşiminin hava kanallarına geçmesini önlemek amacıyla yapılan bir ekleme.

Canvas hut : Ağır bir kumaştan yapılan geçici konut (yörük çadırı benzeri).

Canvas scraper : Tuvalden boyayı kazımak için kullanılan özel eğimli bir bıçağı olan alet (güzel sanatlar).

With every stitch of canvas set : Yelkenler fora olarak. Bütün yelkenler fora.

Canvas : Keten bezi. Kanvaz. Bezemlerin yapılmasında kullanılan kalın, sağlam bez. Brandayla örtmek. Yelken bezi. Dekorda ve perde fonlarında kullanılan kalın bez. Kanaviçe. Çadır. Branda. Tente.

Canvass : Kamuoyu yoklaması yapmak. Oy toplamak. Sipariş toplamak. Görüşmek. Tartışmak. Gözden geçirmek. Soruşturmak. Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Propaganda yapmak. Anket yapmak.

Canvaslike : Kanvas veya yelkenbezine benzeyen (kaba bir kumaş türü).

Canvasser : Anketör. Propagandacı. Sipariş toplayan kimse. Plasiye. Oy tasnifiyle görevlendirilen memur. Tetkik eden kimse. Temsilci.

 

Canvassed : Tartışmak. Gözden geçirmek. Soruşturmak. Reklam yapmak. Görüşmek. Kamuoyu yoklaması yapmak. Anket yapmak. Oy toplamak. Sipariş toplamak. Propaganda yapmak.

İngilizce Canvased Türkçe anlamı, Canvased eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Canvased ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Calash : Kaleska. Hafif gezinti arabası. Eski bir ipekli kadın başlığı. Bir çeşit hafif atlı araba.

Awnings : Güneşlik.

Sailcloth : Yelken yapımında kullanılan kumaş.

Sunshade : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güneş kırıcı. Parasol. Güneş şemsiyesi. Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak üzere mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım. Güneşlik. Şemsiye (yazlık). Güneş siperliği.

Canvass : Anket yapmak. Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Reklam yapmak. Sipariş toplamak. Gözden geçirmek. Tartışmak. Propaganda yapmak. Görüşmek. Oy toplamak. Soruşturmak.

Canvas : Kanaviçe. Dekor panolara ve arka perdeleri için kullanılan kalın bez. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Yelken.

Tarpaulin : Gemici. Boyalı muşamba. Katranlı muşamba. Tente (branda bezinden yapılmış). Paulin. Muşamba. Sugeçirmez muşamba.

Cloth : Yelken. Cilt bezi. Çaput. Din adamlığı. Kumaş. Sofra örtüsü. Rahiplik. Bez. Dokuma. Bez örtü.

Stretchers : Gergi. Teskere. Teskere (inşaat). Kasnak. Sedye. Hatıl. Ayakkabı kalıbı. Gerici. Gerdirme tertibatı. Oturak (kayık).

Canvased synonyms : sail cloth, baldachins, paulin, tarps, stretcher, twilling, canopies, linen, oil painting, toile, buckram, baldachin, canvasses, hemp, textile, twills, canopying, canopy, tarpaulins, fabric, marquee, buckrams, sun blind, material, awning, twill, tarp, marquees, dorse, canvases, caleche.