Awnings türkçesi Awnings nedir

Awnings ingilizcede ne demek, Awnings nerede nasıl kullanılır?

Awning deck : Kasara altı geçidi. Üst güverte. Gezinti güvertesi. Bir yolcu gemisinin en tepesinde bulunan korunmasız güverte (denizcilik).

Awning : Güneşlik. Güneş kırıcı. Parasol. Gemilerin açık güvertesinde kullanılan çadır bezinden yapılma güneş ve yağmurdan geçici olarak korum. Tente. Markiz. Sayvan. Branda. Güneş şemsiyesi.

Awninged : Tenteyle kaplı. Tenteli.

Artificial spawning ground : Yapay yumurtlama alanı. Balıkların yumurtlaması için suda bilinçli olarak oluşturulan uygun zemin.

Dawning : Ağarma. Seher vakti.

Pawning : Terhin etme. Tehlikeye atılma. Rehnetme. Rehine koymak. Terhin. Tehlikeye atılan. Rehin bırakmak. Rehin mukabili ikraz. Rehin vermek. Tehlikeye atmak.

Spawning channel : Ekonomik getirisi yüksek olan bir balığın gereksinimleri doğrultusunda akıntı hızı ve su derinliği gibi özellikleri en uygun koşulda tutulan ve kontrol edilen y kumlu çakıllı tabana sahip yapay yumurtlama alanı. Yumurtlama kanalı.

Spawning colour : Yumurtlama sürecinde dişi balıkların aldığı renk. Yumurtlama rengi.

Fawningly : Köpek gibi. Sevgilerle. Pohpohlayan bir tarzda. Methedici bir şekilde.

Spawning : Balık yumurtası dökme. Üreyen. İnatçı. Yumurtlayan. Yumurta dökme. Bırakma. Yumurtlamak. Yumurtlama.

 

İngilizce Awnings Türkçe anlamı, Awnings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Awnings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sun visor : Güneş siperliği (araba). Güneşkıran. Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak üzere mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım. Güneş siperliği. Güneş siperi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parasol. Güneşlik (araba).

Parasols : Güneş şemsiyesi. Güneşten koruyan şemsiye. Plaj şemsiyesi. Şemsiye.

Canopies : Gölgelik. Örtmek. Kanopi. Baldaken. Sayvan. Kubbe. Gölgelemek. Örtü. Kaplamak.

Way : İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Uzak mesafede. Bakım. Huy. Davranış. Yapılış şekli. Mesafe. Davranış tarzı. Uzakta. Usul.

Sun blind : Güneşlik (pencere). Güneş storu. Güneş tentesi.

Canopy : Gölgelik. Gök kubbe. Gölgelemek. Sayvan. Kanopi. Kubbe. Örtü. Baldaken. Paraşüt.

Agency : Acente. Faaliyet. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Ajans. Tecimyerlik. Temsilcilik, temsilcilik işyarı, temsil ilişkileri, temsil yetkileri, temsil anlaşması gibi konular üzerinde çalışma ve iş yapma gücü. Acente temsilciliği. Acentelik. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Organ.

Sunshades : Şemsiye (yazlık). Parasol. Güneş şemsiyesi. Güneş kırıcı. Güneş siperliği.

 

Canopying : Kanopi. Saçak. Kaplamak. Baldaken. Sayvan. Gök kubbe. Gölgelik. Gölgelemek. Örtmek.

Canvased : Tuval. Branda bezi. Branda. Tuvale yapılmış tablo. Brandayla örtmek. Kanava. Keten bezi. Yelken bezi. Kaputbezi.

Awnings synonyms : dorse, anti dazzle, sun shield, awning, sunshade, sunshield, canvas, venetian blind, sunblind, means, marquees, baldachins, solarium, sun viser, canvases, parasol, baldachin, marquee, canvasses, open, lens hood.

Awnings zıt anlamlı kelimeler, Awnings kelime anlamı

Closed : Örtük. Bloke edilmiş. Kapalı. Basına kapalı. Kapanık. Yumuk. Kapanmış. Kapatılmış. Donmuş.

Outgo : Gider. Geçmek. Masraf. Yenmek. Üstün gelmek. Harcama. Sarfiyat. Aşmak.