Parasols türkçesi Parasols nedir

Parasols ingilizcede ne demek, Parasols nerede nasıl kullanılır?

Parasol mushroom : Şapkalı mantar.

American parasol : Amerikan şemsiyesi.

Shield parasol : Şemsiye.

Parasol : Güneşten koruyan şemsiye. Güneş şemsiyesi. Şemsiye. Güneşlik. Plaj şemsiyesi.

Paras : Paragraf. Yan. Paraşütçü asker. Paranoid. Para.

Parasite : Bir canlının içinde veya üzerinde sürekli veya geçici olarak besin ve yer sağlamak amacıyla yaşayan diğer canlı organizma, parazit. Önce roma palyata komedyasında, sonra da on altıncı yüzyılın ortasında gelişmeye başlayan italyan halk doğaçlama tiyatrosunda ortaya çıkan başkalarının sırtından geçinmeye çalışan açıkgöz tipi. Başkalarının sırtından geçinen kişi. Parazit. Konuk. Başka bir organizmanın içinde ve üzerinde, kendisine besin ve barınak temini için kendi yararına fakat o organizmaya zarar vererek yaşayan canlı. parazit. Parazit ses. Asalak. Sığıntı. Eski roma komedyasında ve commedia dell'arte türünde görülen başkasının sırtından geçinen açıkgöz tip.

Parasite load : Konak içerisinde bulunan ve çoğunlukla hastalığın klinik semptomlarından sorumlu olan parazit miktarı. Parazit yükü. Konak içerisinde bulunan ve çoğunlukla hastalığın klinik belirtilerinden sorumlu olan parazit miktarı.

 

Parascending : Paraşütle atlama sporu. Temel paraşütçülük sporları için kullanılan genel ad. Paraşütle uçma sporu.

Parasite suprapopulation : Suprapopülasyonu. Bir ekosistemde tüm konaklarda bulunan tek bir parazit türüne ait bireylerin tamamı.

Parasital : Asalak. Parazit.

İngilizce Parasols Türkçe anlamı, Parasols eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parasols ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sun viser : Ön camın üst bölümünde bulunan, aşağıya indirildiğinde güneş ışınlarının doğrudan sürücünün gözüne gelmesini önleyen oynar kanatçık.

Anti dazzle : Işık parlamasını azaltan.

Conic : Konik. Konik eğrisi. Konik. Konik kesit. Bkz.conical. Koni şeklinde. Koni ile ilgili.

Sun visor : Güneşkıran. Güneş siperi. Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak üzere mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım. Parasol. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güneş siperliği. Güneşlik (araba). Güneş siperliği (araba).

Umbrella : Şemsiyelik. Koruyucu güç. Medüzlerin kasılabilen disk biçimindeki vücutları. şemsiye şeklinde. çiçek saplarının çiçek kümesini taşıyan sapın uç kısmından ve aynı noktadan çıkması ile oluşan çiçek durumu. umbella. Koruma. Koruyucu. Bütünü kapsayan. Şümullü. Himaye.

Gingham : Çubuklu pamuklu kumaş. Çizgili ya da damalı pamuklu kumaş. Çizgili veya damalı pamuklu kumaş. Alaca dokuma. Pötikareli. Pamuklu kumaş. Çizgili pamuklu kumaş.

 

Sunblind : Güneş kırıcı. Parasol.

Umbella : Medüzlerin kasılabilen disk biçimindeki vücutları. şemsiye şeklinde. çiçek saplarının çiçek kümesini taşıyan sapın uç kısmından ve aynı noktadan çıkması ile oluşan çiçek durumu. umbella.

Awnings : Tente.

Parasols synonyms : beach umbrella, lens hood, parasol, solarium, umbel, sunshade, shield parasol, bumbershoot, umbrellas, venetian blind, gamp, umbels, sun shield, brolly, dorse, umbellar, sunshield, shade, awning, brollies, conic section, sunshades.