Parasol türkçesi Parasol nedir

Parasol ile ilgili cümleler

English: She was holding a small parasol in her hand.
Turkish: Elinde küçük bir şemsiye tutuyordu.

Parasol ingilizcede ne demek, Parasol nerede nasıl kullanılır?

Parasol mushroom : Şapkalı mantar.

American parasol : Amerikan şemsiyesi.

Shield parasol : Şemsiye.

Parasols : Güneşlik. Güneş şemsiyesi. Şemsiye. Güneşten koruyan şemsiye. Plaj şemsiyesi.

Paras : Para. Paranoid. Paraşütçü asker. Paragraf. Yan.

Parasailing : Deniz paraşütü. Paraşütlü kişilerin su motorlarınca çekildiği havacılık sporu. Paraşütle uçma sporu.

Parasital : Parazit. Asalak.

Parascending : Temel paraşütçülük sporları için kullanılan genel ad. Paraşütle uçma sporu. Paraşütle atlama sporu.

Paraselene : Paraselen. Yalancı ay.

Parasitaemias : Hayvanlarda kan paraziti hastalıkları. Ya tek başına kanda veya hem kanda hem de dokulara yerleşen kan protozoonlarının neden olduğu (babesiozis, tripanosomiozis, theileriozis, leishmaniozis vb.) hastalıklar.

İngilizce Parasol Türkçe anlamı, Parasol eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parasol ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Umbella : Medüzlerin kasılabilen disk biçimindeki vücutları. şemsiye şeklinde. çiçek saplarının çiçek kümesini taşıyan sapın uç kısmından ve aynı noktadan çıkması ile oluşan çiçek durumu. umbella.

 

Sunshades : Güneş siperliği. Güneş kırıcı. Şemsiye (yazlık). Tente. Parasol.

Umbellar : Umbel. Şemsiye biçiminde çiçek durumu. Umbel (şemsiye şeklindeki çiçeklenme) şeklinde. (botanik) umbel (şemsiye şeklindeki çiçeklenme) ile alakalı.

Umbels : Şemsiye şeklinde çiçeklenme. Umbel. Şemsiye biçiminde çiçek durumu.

Brolly : Şemsiye (ingiliz ingilizcesi).

Awning : Sayvan. Parasol. Gemilerin açık güvertesinde kullanılan çadır bezinden yapılma güneş ve yağmurdan geçici olarak korum. Branda. Markiz. Tente. Güneş kırıcı.

Umbrellas : Koruyucu. Bütünü kapsayan. Şümullü. Şemsiyelik. Koruma.

Dorse : Genç morina balığı. Bir kitabın arkası. Kanopi. Tente.

Sunshield : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak üzere mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım.

Parasol synonyms : shield parasol, sunshade, umbrella, beach umbrella, sun shield, gingham, solarium, lens hood, umbel, anti dazzle, sun viser, gamp, shade, awnings, brollies, sunblind, parasols, sun visor, bumbershoot, venetian blind.

Parasol ingilizce tanımı, definition of Parasol

Parasol kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A kind of small umbrella used by women as a protection from the sun. To shade as with a parasol.