Parasital türkçesi Parasital nedir

Parasital ingilizcede ne demek, Parasital nerede nasıl kullanılır?

Parasitaemias : Hayvanlarda kan paraziti hastalıkları. Ya tek başına kanda veya hem kanda hem de dokulara yerleşen kan protozoonlarının neden olduğu (babesiozis, tripanosomiozis, theileriozis, leishmaniozis vb.) hastalıklar.

Parasite : Tufeyli. Beleşçi. Parazit ses. Konuk. Biyoloji, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Parazit. Bir canlının içinde veya üzerinde sürekli veya geçici olarak besin ve yer sağlamak amacıyla yaşayan diğer canlı organizma, parazit. Başkalarının sırtından geçinen kişi. Eski roma komedyasında ve commedia dell'arte türünde görülen başkasının sırtından geçinen açıkgöz tip. Canlı bir organizmanın üzerinde veya içerisinde organizmanın zararına yaşayan bitki veya hayvan, asalak. insanların, hayvanların ve bitkilerin üzerinde veya içerisinde bu canlıların aleyhine yaşayan canlılar. kimi yazarlar bakteri ve virüsleri da parazit olarak ifade etmektedirler. bakışımlı ikizlerden eksik gelişen ve daha küçük kalmış yavru, dölüt içinde dölüt. normal gelişim gösteren ikize sıkı bir biçimde yapışmış ve normal yavrunun içine girmiş olarak bulunur.

Parasite load : Konak içerisinde bulunan ve çoğunlukla hastalığın klinik belirtilerinden sorumlu olan parazit miktarı. Parazit yükü. Konak içerisinde bulunan ve çoğunlukla hastalığın klinik semptomlarından sorumlu olan parazit miktarı.

 

Parasite suprapopulation : Bir ekosistemde tüm konaklarda bulunan tek bir parazit türüne ait bireylerin tamamı. Suprapopülasyonu.

Parasitemia : Parazitemi. Parazitlerin kanda bulunması.

Parasitic : Asalak. Asalak özelliği gösteren, asalak biçiminde yaşayan, asalağa bağlı, asalaktan ileri gelen. Asalaksal. Parazitik. Asalak ile ilgili. İç türemeli. Parazit. Parazitli. Parazit ile ilgili. Asalağa bağlı, asalak sayılan, asalaktan ileri gelen.

Parasitic bees : Bitki asalağı böcek kurtçuklarında da geliştiği için, tarımsal savaşın doğal silahlarından sayılan, uzun duyargalı, zarkanatlı böcekler familyası; tırtırsinekleri. Asalak arılar.

Parasitemias : Parazitemi. Parazitlerin kanda bulunması.

Parasitic bronchitis : Parazitik bronş yangısı. Evcil hayvanların bronşlarında akciğer kıl kurtlarının neden olduğu, öksürük ve solunum güçlüğüyle belirgin bronşit tablosu. hastalık koyun, sığır, keçi ve domuzlarda hoose adını almakta at, eşek, köpek ve kedilerde de görülmektedir, verminöz bronşit. öksürük ve solunum güçlüğüyle seyreder.

Parasitic advertising : Parazit reklamcılık. Bir firmanın bir üretim biriminin yaptığı reklamın firmanın diğer bir üretim biriminin mallarına yönelik istemi olumsuz etkilemesi.

İngilizce Parasital Türkçe anlamı, Parasital eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parasital ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Drones : Tembellik etmek. Pes ses tonu. Tembelce yaşamak. Homurdanmak. Vızıltı. Asalak tip. Tembel. Uzaktan kumandalı uçak. Monoton bir sesle söylemek.

Parasitic plant : Asalak bitki.

Paradisiacal : Cennet gibi. Cennete ait.

Bloodsuckers : Sülük. Kan emici.

Droned : Tembelce yaşamak. Tembellik etmek. Başkasının sırtından geçinmek. Haylazlık etmek. Monoton bir sesle söylemek. Homurdanmak. Vızıldamak. Tekdüze bir sesle aralıksız konuşmak.

Free rider : Otlakçı. Bir iktisadi karar biriminin tek başına veya başkalarıyla ortaklaşa olarak maliyetini üstlendiği bir etkinlikten herhangi bir yüke katlanmaksızın yarar sağlayan diğer iktisadi karar birimi. Bedavacı. Beleşçi.

Epizoan : Dış asalak.

Parasite : Başkalarının sırtından geçinen kişi. Canlı bir organizmanın üzerinde veya içerisinde organizmanın zararına yaşayan bitki veya hayvan, asalak. insanların, hayvanların ve bitkilerin üzerinde veya içerisinde bu canlıların aleyhine yaşayan canlılar. kimi yazarlar bakteri ve virüsleri da parazit olarak ifade etmektedirler. bakışımlı ikizlerden eksik gelişen ve daha küçük kalmış yavru, dölüt içinde dölüt. normal gelişim gösteren ikize sıkı bir biçimde yapışmış ve normal yavrunun içine girmiş olarak bulunur. Bir canlının içinde veya üzerinde sürekli veya geçici olarak besin ve yer sağlamak amacıyla yaşayan diğer canlı organizma, parazit. Beleşçi. Tufeyli. Sığıntı. Başka bir organizmanın içinde ve üzerinde, kendisine besin ve barınak temini için kendi yararına fakat o organizmaya zarar vererek yaşayan canlı. parazit. Konuk. Biyoloji, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Bloodsucker : Kan emici. Sülük.

Cestoid : Sestoid. Sestodlara benzeyen. Bağırsak şeridi. Kurt.

Parasital synonyms : entoparasite, paradisaic, endozoan, paradisaical, ectozoan, cestodes, freeloader, cadger, drone, hanger on, fetus in fetu, atmospherics, paradisiac, entozoan, cadgers, cestode, entozoon, ectoparasite, heavenly, epizoon, being, ectozoon, freeloaders, helminth, leech, endoparasite, parasites, organism.

Parasital zıt anlamlı kelimeler, Parasital kelime anlamı

Host : Çok sayı. Kalabalık. Ev sahibi. Anasistem. Ev sahipliği etmek. Konak. Konuk eden kimse. Konakçı. Bir parazitin hayatının tümünü veya bir kısmını içerisinde veya üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını veya korunmasını sağladığı organizma, konakçı. Evsahipliği yapmak.

Earthly : Mümkün. Dünyaya ait. Olası. Akla yatkın. Olabilecek. Maddi. Dünyevi. Ayakları yere basan. Olanaklı.

Parasital ingilizce tanımı, definition of Parasital

Parasital kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to parasites. Parasitic.