Drones türkçesi Drones nedir

  • Haylazlık etmek.
  • Monoton bir sesle konuşan kimse.
  • Homurdanmak.
  • Asalak.
  • Parazit.
  • Asalak tip.
  • Tembel.
  • Pes ses tonu.
  • Vızıltı.
  • Erkek arı.
  • Uzaktan kumandalı uçak.
  • Tekdüze bir sesle aralıksız konuşmak.
  • Tembellik etmek.
  • Vızıldamak.
  • Başkasının sırtından geçinmek.
  • Monoton bir sesle söylemek.
  • Tembelce yaşamak.

Drones ingilizcede ne demek, Drones nerede nasıl kullanılır?

Drone away : Boşa geçirmek.

Target drone : Hedef uçağı. Yerden kontrollü minyatür hedef uçağı.

Drone : Pes ses tonu. Uzaktan kumandalı uçak. Tekdüze bir sesle aralıksız konuşmak. Başkasının sırtından geçinmek. Parazit. Tembellik etmek. Erkek arı. Tembel. Başkalarının sırtından geçinen kimse. Asalak tip.

Droned : Başkasının sırtından geçinmek. Vızıldamak. Haylazlık etmek. Homurdanmak. Asalak. Tembellik etmek. Tembelce yaşamak. Monoton bir sesle söylemek. Tekdüze bir sesle aralıksız konuşmak. Parazit.

Capsular hydronephrosis : Kapsüler hidronefrozis. Perinefrik yalancı kist.

Droning : Vızıldamak. Haylazlık etmek. Kendini tekrarlayan. Başkasının sırtından geçinmek. Monoton bir sesle söylemek. Monoton. Tembellik etmek. Sıkıcı.

Ladrone islands : Ladrone adaları. Batı pasifik okyanusu'nda volkanik mercan adaları grubu. Mariana adaları'nın eski adı.

Hydrone : Hidron.

Ladrone : Haydut.

 

Drongos : Salak.

İngilizce Drones Türkçe anlamı, Drones eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Idler : Avara kasnak. Haylaz. Serseri. Ara çarkı. Boş gezen kimse. Boş gezen. Haymana. Aylak. Kaldırım mühendisi.

Idle fellow : Aylak tip. Kaldırım mühendisi. İşi gücü olmayan kimse.

Ping : Vuruntu sesi. Pink sesi. Ping atmak. İnternet paketi araştırıcısı. Bilgisayarlarda ping atma. Detonasyon. Ping. Detonasyon yapmak (motor). Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Goof off : Aylaklık etmek. Boşa zaman harcamak. (amerikan argosu) tembellik yapmak. Tembellik yapmak. Boş boş oturmak. Hiçbir şey yapmamak (örneğin, okul tatil olduktan sonra evde oturup hiçbir şey yapmamayı düşünüyorum). Boşa vakit harcamak.

Parasites : Beleşçi. Parazitler. Parazit ses.

Hanger on : Beleşçi. Yalaka. Çanak yalayıcı. İzleyici. Ahtapot. Dalkavuk. Yağcı. Hayran.

Buzzed : Alçaktan uçmak (uçak). Telefon ederek çağırmak. Çınlamak. Fısıldamak. Telefon etmek. Uğuldamak.

Griped : Sızlanmak. Burmak. Yakalamak. Sızlatmak. Dertlenmek. Karnını ağrıtmak. Sancı vermek. Sıkıntı vermek. Sancı.

Crab : Yengeç. Pavurya. Gezer palanga. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Her şeye kusur bulan kimse. Mızmız. Eklem bacaklı hayvanlardan, kabuklular (crustacea) sınıfının, karapaksı geniş ve yuvarlak, 9-12 cm kadar uzunlukta, avrupa denizlerinde yaşayan, yenen bir türü. pavurya. Sızlanma. Vinç. Kasık biti.

Lazed : Tembelleşmiş. Tembelleşmek.

Drones synonyms : through with, finished, chunter, easy going, loafs, bellyaches, freeloaders, helminth, sibilance, whir, grouched, be lazy, lazes, laze around, dronish, hum, dallies, parasite, bee, loafed, bumbles, bone idle, griping, laze away, bumble about, droned, find fault with, gripes, pings, gnars, asleep, through, entozoan.

 

Drones zıt anlamlı kelimeler, Drones kelime anlamı

Unfinished : İşlenmemiş. Yarım. Bitmemiş. Kaba. Cilasız. Terbiye edilmemiş. Tamamlanmamış. Bitirilmemiş. Yarım kalmış. Noksan.

Wetness : Rutubet. Yaşlık. Nem. Islaklık. Islaklık hissi.