Güneşlik nedir, Güneşlik ne demek

  • Güneş ışınlarına engel olan perde veya buna benzer gereç.
  • Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak için mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım türü.
  • Siperlik
  • Güneş ışınlarını alan (yer).

"Güneşlik" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Gözleri kasketinin güneşliğinde kayboldu." - S. F. Abasıyanık

Yerel Türkçe anlamı:

Şemsiye.

Balkon, seren.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak üzere mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım.

Bilimsel terim anlamı:

Ön camın üst bölümünde bulunan, aşağıya indirildiğinde güneş ışınlarının doğrudan sürücünün gözüne gelmesini önleyen oynar kanatçık.

yapıcılık, otomobilcilik, fotoğrafçılık: Güneş ışınlarının etkisini önlemeye yarayan gereç.

İngilizce'de Güneşlik ne demek? Güneşlik ingilizcesi nedir?:

sun viser, sunshield, sun visor, lens hood, sunshade, visor

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Bingöl ilinde, Yayladere ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Güneşlik kısaca anlamı, tanımı:

Günlük güneşlik : Açık ve bol ışıklı, sıcak, yağışsız (yer veya hava).

 

Güneşli : Güneş ışınlarıyla aydınlanmış. Açık, aydınlık (hava). Güneş ışınlarıyla yanmış.

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

Günlük güneşlik görünmek : Sıkıntısız, sorunsuz, huzur ortamında bulunmak.

Engel : Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer.

Perde : Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. Doğruyu görmeye engel olan şey. Seste pes perde. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. Katarakt.

Benzer : Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör. Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil.

Gereç : Belirli bir işi yapmak için kullanılması gereken maddeler, malzeme, materyal.

 

Siperlik : Güneş ve yağmurun etkisinden korumak amacıyla şapka, kapı, lamba vb. şeylere yapılmış olan koruyucu engel, siper, güneşlik. Siper olma özelliği bulunan yer.

Alıcı : Kendisine bir şey gönderilen kimse. Azrail. Kamera. Almaç. Satın almak isteyen kimse, müşteri.

Zararlı : Zarar veren, zararı dokunan, dokuncalı, muzır, tahripkâr.

Alan : Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Bir çalışma çevresi. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Yüz ölçümü. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü.

Diğer dillerde Güneşlik anlamı nedir?

İngilizce'de Güneşlik ne demek? : n. sunshade, visor, vizor, awning, tilt

Fransızca'da Güneşlik : garde-vue [le], parasol [le], pare-soleil [le]

Almanca'da Güneşlik : n. Markise, Mützenschirm, Schirm, Sonnenschutz, Sonnensegel

Rusça'da Güneşlik : n. бленда (F)