Canopies türkçesi Canopies nedir
- Sayvan.
- Örtü.
- Saçak.
- Kubbe.
- Baldaken.
- Kanopi.
- Tente.
- Kaplamak.
- Paraşüt.
- Gölgelik.
- Örtmek.
- Gök kubbe.
- Gölgelemek.
Canopies ile ilgili cümleler
English: In the forest, monkeys were climbing down from the canopies.
Turkish: Ormanda maymunlar saçaklardan aşağıya iniyorlardı.
Canopies ingilizcede ne demek, Canopies nerede nasıl kullanılır?
Canopied : Örtmek. Kaplamak. Gölgelemek.
Canopic : Canopus (yıldırak, süheyl {antik bir mısır kenti, gökyüzündeki ikinci en parlak yıldızın adı}) ile ilgili. Canopus'a özgü.
Canopic jar : Antik mısır'da ölünün mumyalanmış organlarının saklanması için kullanılan kap (mumyalanmış vücudun yanında yakılan).
Canopus : Süheyl. Yıldırak. Antik bir mısır kenti. Gökyüzündeki ikinci en parlak yıldızın adı.
Canopy : Örtü. Gölgelemek. Kubbe. Kaplamak. Baldaken. Gök kubbe. Sayvan. Gölgelik. Paraşüt. Tente.
Canopy of heaven : Gökyüzü. Gök kubbe.
Canopying : Örtmek. Gölgelik. Kaplamak. Gök kubbe. Sayvan. Gölgelemek. Tente. Kanopi. Saçak. Baldaken.
Canoeing : Kano gezintisi yapma. Kano ile seyahat etme faaliyeti.
Parachute canopy : Paraşüt kubbesi. Paraşüt şemsiyesi.
Canoe society : Kıyı çukçilerinde dokuz kişiden kurulan, aralarından birinin başkanlığında ava çıkılan ve avlanan deniz ürünlerini aralarında paylaşan dernek. Kayık derneği.
İngilizce Canopies Türkçe anlamı, Canopies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Canopies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Doming : Devam. Dom. Domi. Katedral. Balkanlar ve ortadoğu'da yaşayan bir etnik grup. Buhar haznesi. Irak ve iran'da yaşayan etnik bir grup. İdame.
Bespreading : Saçmak. Yaymak. Bulaştırmak. Lekelemek. Bulamak.
Marquees : Giriş saçağı. Otağ. Kayar noktalı çerçeve. Markiz (kapı önündeki). Büyük çadır. Kayan yazı. Afiş. Kayanyazı. Markiz.
Bower : Çardak. Özel oda kadın. Özel oda (kadın). Göz demiri (gemi). Demiri. Bahçe kulübesi. Özel oda (kadınlar için). Göz demiri. Kuşatmak.
Awnings : Güneşlik.
Eaves : Suyolu. Çatı saçağı. Dam saçağı. Çıkıntı.
Baldaquin : Sunak örtüsü.
Vault of the sky : Gök. Gökyüzü.
Capping : Başlık. Daha iyisini yapmak. Kapatmak. Demir başlık. Üst limit belirleme. Kapak kapatma. Kep takmak (simge). Küpeşte kapağı. Başlık geçirme.
Bespreads : Lekelemek. Yaymak. Bulaştırmak. Saçmak. Bulamak.
Canopies synonyms : kingdom of spain, espana, canopy of heaven, bestrewed, canopied, rotunda, cloud, embower, marquee, clouds, embowered, all pervading, arbor, skys, bestrew, bestrewing, overshadow, falbelo, bury, coating, bestrewn, chutes, auricles, empyrean, cupolas, caparisoning, auricle, sky, fringes, bowered, caps, awning, falbala.
Canopies zıt anlamlı kelimeler, Canopies kelime anlamı
Bare : Açılmak. Açmak. Çıkarmak. Çıplak. Açığa çıkartmak. Açığa vurmak. Boş. Gözle görülür hale getirmek. Açık. Soymak.

Bu kısımda Canopies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Canopies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Canopies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Canopies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.