Carats türkçesi Carats nedir

Carats ingilizcede ne demek, Carats nerede nasıl kullanılır?

Baccarats : Bakara. İskambilde bakara.

Carat : Altının arılık durum ve oranını belirleyen ölçek. Karat. Ayar. Kırat. Ayar 1 kırat = 200 mg. Altın ayarı. Altının saflık ölçüsü.

Carate : Silah kullanmayan japon savunma metodu (ayrıca karate). Karate.

Baccarat : Bakara. İskambilde bakara. Fransız iskambil oyunu (oyuncular bankere karşı bahis yatırırlar).

Carabao : Su bufalosu (filipinler'de).

Carabinier : Karabinalı süvari. Karabinalı asker.

Carabiner : Karabina (dağcılıkta kullanılan bir çeşit kanca). Karabiner. Tespit segmanı. Dağcılıkta ve kaya tırmanışında kullanılan dikdörtgen metal halka. Karabina. Yaylı tutturma bileziği.

Caracal : Karakulak. Vaşak.

Carabinieri : İtalyan polis teşkilatının bir üyesi. İtalyan polis memuru. İtalyan polisi.

Carabineer : Karabinalı asker.

İngilizce Carats Türkçe anlamı, Carats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stroke : Tenis, bilgisayar, eskrim, masa tenisi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fırça darbesi. Okşayış. Başarı. Darbe. Tarz. Topa tokaçla vurma. Davranış. Okşama. Okşamak.

Trivium : Üç yol ağzı. Önemsiz şey. (orta çağ esnasında) yedi liberal sanatın en düşük üç tanesi (gramer, retorik (belagat) ve mantık).

 

Neoclassicism : 18 yüzyılda barok ve rokoko'ya tepki olarak çıkmış olan avrupa sanat akımı. Neoklasisizm. Sanat ve edebiyatta klasik stiller ve prensipler kullanma. Neoklasizm.

Fine arts : Uygulamalı olmayıp yalnızca estetik yönden değerlendirilmesi gereken sanat yapıtları. Toplumsal bilimler. Güzel sanatlar.

Nuzzle : Burun ile eşmek. Kucağına sokulmak. Burun sürtmek. Burnunu sürmek. Burnu ile dürtmek. Burunla eşelemek. Burunla eşmek veya eşelemek. Yanaşmak. Sokulmak. Burnunu sürtmek.

Chuck : Atma. Atmak. Kusmak. Kusarak çıkarmak. Vazgeçmek. Gıdaklamak. Çenesini okşamak. Terketmek. Atış. Kavrama.

Subject area : Konu bölümü. Konu alanı.

Philosophy : Dünya görüşü. Doğanın ve toplumun varoluşunun, insanın düşünme ve bilme sürecinin yasalarını, başta aktöre, sanat, siyasa olmak üzere kılgılı etkinliklerin oluşumlarını araştıran bilim. Kalenderlik. Gerçeğin (realitenin) tümünü, özdek ve yaşam ile ilgili türlü belirtileri neden, ilke ve erekler bakımından inceleme amacı taşıyan düşünce etkinliği. bilgi, kavram, inanç ve kuramların çözümlenmesi ve eleştirilmesinde açıklık arayan düşünme yöntemi. bir kimsenin kişisel davranış ve düşüncelerine kılavuzluk yapmaya yarayan toplu ve tutarlı görüş. genel olarak mantık, ahlak, estetik, fizikötesi ve bilgi kuramı gibi dallardan oluşan geniş bilim alanı. 5- liselerimizde okutulan ve felsefe düşünüşünün niteliği, felsefe sorunları, bilginin gelişmesi, ahlak sorunları, sanat ile felsefe arasındaki ilişkiler gibi konuları kapsayan ders. Soyut düşünüş. Filozofi. Evrenin oluşumu, ilk ve son nedenleri, aşkın düzenlilikleri araştıran bilgi dalı. Kendi halindelik. Hikmet. Düşünbilim.

 

Accuracy : Yanlış yapmamaya özen gösterme. Kesinlik. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Tamlık. Dikkat. İncelik. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Titizlik.

Bailiwick : Vekilinin yetki bölgesi. Şerifin vekilinin yetki bölgesi. Uzmanlık alanı. Yetki alanı. Yetki bölgesi. Bilgi alanı.

Carats synonyms : literary study, romantic movement, stemmatology, oriental studies, humanistic discipline, stemmatics, performing arts, classicalism, subject field, field of study, musicology, dandle, karat, tickle, humanities, grope, adjusting, adjustment, carat, nose, gauges, romanticism, foot rule, calibrations, philology, english, sinology, chronology, pat, paw, adjustments, pet, linguistics.

Carats zıt anlamlı kelimeler, Carats kelime anlamı

Romanticism : Çoşumculuk. Coşumculuk. Romantizm. Duygusallık. Romantik ortam.

Classicism : Klasisizm. Klasizm. Klasik öğrenim. Klasik öğrenimi savunma. Klasisizim. Klasik biçime uyma. Klasikçilik.