Stroke türkçesi Stroke nedir

  • Vuruş.
  • Okşayış.
  • Felç.
  • Kılıçoyuncusunun kendine özgü uyguladığı vuruş ya da dürtüş.
  • Saat vuruşu.
  • Özel vuruş.
  • Devi.
  • Topa tokaçla vurma.
  • İnme.
  • Tenis, bilgisayar, eskrim, masa tenisi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Okşama.
  • Sıvazlamak.
  • Tokacın iki ölünokta arasında gittiği yol.
  • Hareket.
  • Vurmak.
  • Davranış.
  • İnmek.
  • Başarı.
  • Tarz.
  • Strok.
  • Fırça darbesi.
  • Sevmek (kedi vb).
  • Darbe.
  • Taş yontmak.
  • Okşamak.
  • Çarpma.

Stroke ile ilgili cümleler

English: Ali had a stroke.
Turkish: Ali beyin kanaması geçirdi.

English: The President had the power to save the men from execution at the stroke of a pen.
Turkish: Başkanın adamları ipten alacak gücü vardı, bir kalem oynatmaya bakardı iş.

English: I had a stroke last year.
Turkish: Geçen yıl bir inme geçirdim.

English: Can I stroke your pussy?
Turkish: Kedini okşayabilir miyim?

English: I have had a stroke before.
Turkish: Ben daha önce felç oldum.

Stroke ingilizcede ne demek, Stroke nerede nasıl kullanılır?

Stroke a boat : Kürekçilere hareket işareti vermek.

Stroke font : Çizgili yazı tipi.

Stroke of genius : Parlak bir fikir. Dahiyane bir fikir.

Stroke of luck : Talih kuşu.

Stroke of the pen : Kalem darbesi.

Stroke width : Strok genişliği. Çomak genişliği. Çomak kalınlığı.

Admission stroke : Giriş darbesi veya kursu. Emme zamanı.

 

Had a stroke of luck : Şansı açıldı. Talih kuşu kondu.

On the stroke of twelve : Saat tam onikide.

Four stroke cycle engine : Dörtevreli motor. Emme, sıkıştırma, güç iletme ve atma işlemlerinden oluşan bir çevrimi, anadingilin iki dönüşünde tümleyen motor.

İngilizce Stroke Türkçe anlamı, Stroke eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stroke ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tennis stroke : Tenis vuruşu.

Flatter : Dalkavukluk etmek. Yaltaklanmak. Kompliman yapmak. Göklere çıkarmak. Yağ yakmak. Olduğundan güzel göstermek. Normalden iyi göstermek (kendisini vb). Etek öpmek. Pohpohlamak. Gururunu okşamak.

Crashing : Çarpışma. Hızlı. Yoğun. Seri.

Descended : Madene inmek. Alçalmak. Baskın yapmak. Saldırmak. Miras kalmak. Aşağı yuvarlanmak. Soyundan gelmek. Detaya inmek.

Impingements : Taşma. Tecavüz. İzinsiz girme. İzlenim bırakma. İhlal. Vurma. Gasp. Etkileme. Karşı gelme.

Fondlings : Cinsel organlara dokunmaksızın önsevişme. Şefkatli dokunuş. Kucaklama.

Modus : Yöntem. Usul.

Joys : Sonuç. Sevinç. Neşe kaynağı. Neşe. Çok sevinme. Keyif. Mutluluk kaynağı. Haz.

Shot : Yanardöner. Nişancı. İğne yoluyla verilen ilaç. Dolu. Silah sesi. Çakırkeyif. El. Mermi. Eski.

Birched : Değnekle vurmak. Huş ağacı. Kamçılamak. Sopalamak. Betula. Huş. Falaka sopası. Dökmek. Sopayla dövmek.

Stroke synonyms : golf stroke, masse shot, baseball swing, golf shot, mode, caress, patted, endearments, dunt, apoplectical, achievement, descent, masse, mood, caresses, canoodle, descents, follow through, commotion, fondles, flaccid paralysis, boff, bopped, joy, batteries, biff, bop, maneuver, knaps, paralysis, attitudes, dandled, accomplishment.

 

Stroke zıt anlamlı kelimeler, Stroke kelime anlamı

Disparage : Küçük görmek. Kötülemek. Aşağı görmek. Küçümsemek. Aleyhinde konuşmak. Batırmak. Kötümsemek. Adamdan saymamak. Küçük düşürmek. Hor görmek.

Stroke ingilizce tanımı, definition of Stroke

Stroke kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., a violent or hostile attack made with the arm or hand, or with an instrument or weapon. The act of striking. To strike. A knock. A hit. A blow. Struck.