Crashing türkçesi Crashing nedir

Crashing ile ilgili cümleler

English: Tom listened to the sound of the waves crashing on the beach.
Turkish: Tom, dalgaların sahile vurmasını dinledi.

English: I found out why my computer keeps crashing.
Turkish: Bilgisayarımın neden çöktüğünü öğrendim.

English: Like a house of cards, Tom's dreams and plans came crashing down around him.
Turkish: Tom'un hayal ve planları, kağıttan bir kule gibi yıkıldı.

English: He did not die in the collision. Actually, he had a heart attack before crashing.
Turkish: O, çarpışmada ölmedi, aslında kazadan önce bir kalp krizi geçirdi.

Crashing ingilizcede ne demek, Crashing nerede nasıl kullanılır?

Gate crashing : Davetsiz.

Crashingly : Çarpışarak. Çarparak.

Gatecrashing : Biletsiz giden. Davetsiz gitme. Davetsiz gitmek. Biletsiz girmek. Biletsiz gitme. Davetsiz giden.

Crash a party : Bir eğlenceye davetsiz olarak girmek. Partiye davetsiz olarak gitmek.

Crash about : Oraya buraya çarparak ilerlemek.

Crash dive : Ani dalış.

Crash diet : Şok diyet. Çok kısa bir süre içinde büyük ölçüde kilo vermeyi amaçlayan çok sıkı diyet. Sıkı rejim.

Crash course : Yoğun kurs. Hızlandırılmış veya yoğun ders programı. Yoğun program.

Crash dump : Kilitlenme bilgi dökümü. Kilitlenme bilgisi. Çöküş boşaltımı. Çöküş boşalımı.

 

Crash competition : Yapılan yarışmada karşıtından daha üstün sonuçlar alma. Yarışımda üstünlük sağlama.

İngilizce Crashing Türkçe anlamı, Crashing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crashing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unmitigated : Tam anlamıyla. Dinmeyen. Tam. Hafiflememiş. Daniska. Azalmamış. Katıksız. Hafiflemeyen.

Fastest : Uçarı. En hızlı. Solmaz. Çabuk. Ayrılmaz. Su gibi. Eli çabuk. İleri (saat). Sabit.

Hastiest : Telaşçı. İvedi. Çabuk sinirlenen. Aceleci. Acele. Çabuk. Düşüncesizce yapılmış. Tez. En süratli.

Battery : Akımtoplar. Takım. Atıcı beysbol. Vurmalı çalgılar. Dizi. Akımsaklar dizisi. İki ya da daha çok elektrik gözesinin, elektriksel erke kaynağı olacak biçimde bağlanması. Elektrik akımı verilerek doldurulan, istenildiğinde ters yönde akım vererek, kimyasal erke biçiminde saklı bu erkeyi sınırlı bir süre için geri veren aygıt. Tavuk kafesleri dizisi.

Impact : Vuruş. Tesir. Darbe. Çarpışan ilki nesneden birinin ya da ikisinin birden hızlarını değiştiren etkileşim. Sıkıştırmak. Pekiştirmek. Şok. Güçlü etki. Etki. Etkileme.

Conflict : Görüş ve kanıların aykırılığından doğan karşıtlık. Çekişme. Çatışmak. Zıtlık. Savaş. Oyun kişileri arasındaki çatışma. iç çatışma: tinsel olan çatışma. bir kişinin kendi kendiyle olan çatışması. dış çatışma: hareketlerle ve sözlerle olan çatışma. karşıt güçlerin ve duyguların çarpışması. Olay dizisinin gelişmesinde basamakları ortaya çıkaran kişiler arasındaki iç ve dış çatışmalar. bir oyun kişisinin kendi içindeki bunalımı. Tutmamak. Anlaşmazlık.

 

Clash : Mücadeleye girişmek. Çatırdamak. Çarpışmak. Gümbürdemek. Çatışmak. Gürültü yapmak. Anlaşamamak. Uymamak. Uyuşmamak.

Infinite series : Sonsuz dizi. Bir sonsuz terimler sayısı içeren sayı dizisi. Sonsuz seri. (matematik) sonsuz seri.

Quickest : Şipşak. Madenli. Tez. En hızlı. Kıvrak. Canlı. Hayat dolu. Hassas.

Justle : İtip kakma. Dürtme. İle yarışma. Birlikte sıkılmış olma. Karşı karşıya gelme. Kalabalık olma. Dürtükleme.

Crashing synonyms : detritus, high speed, arrowy, blinking, rapider, fast, brunts, rapid, batteries, clashing, cycles, impingement, face off, flaming, fucking, actions, battu, fleet of foot, engagement, fasted, impacts, mass, impacting, fervid, dense, busily, combats, condensed, pungent, knocking, action, busiest, beat.

Crashing zıt anlamlı kelimeler, Crashing kelime anlamı

Mitigated : Yatıştırılmış. Hafifletmek. Yatıştırmak. Azaltmak.

Crashing ingilizce tanımı, definition of Crashing

Crashing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The noise of many things falling and breaking at once.