Nuzzle türkçesi Nuzzle nedir

  • Burnu ile dürtmek.
  • Kucağına sokulmak.
  • Burnunu sürmek.
  • Burun sürtmek.
  • Sokulmak.
  • Burun ile eşmek.
  • Burunla eşmek veya eşelemek.
  • Burunla eşelemek.
  • Burnunu sürtmek.
  • Yanaşmak.

Nuzzle ingilizcede ne demek, Nuzzle nerede nasıl kullanılır?

Nuzzled : Sokulmuş. Yanaşmak. Sarılmış. Burunla eşelemek. Burnunu sürtmek. Sokulmak. Kucağına sokulmak. Burun ile eşmek. Burnu ile dürtmek. Burun sürtmek.

Nuzzler : Burnunu süren kimse. Burnunu sürten kimse.

Nuzzlers : Burnunu süren kimse. Burnunu sürten kimse.

Nuzzles : Burunla eşmek veya eşelemek. Kucağına sokulmak. Yanaşmak. Sokulmak. Burunla eşelemek. Burnunu sürmek. Burnu ile dürtmek. Burnunu sürtmek. Burun sürtmek. Burun ile eşmek.

Nuzzling : Yanaşmak. Sokulmak. Burunla eşelemek. Burunla eşmek veya eşelemek. Burnunu sürtmek. Kucağına sokulmak. Burnunu sürmek. Burun sürtmek. Burun ile eşmek. Burnu ile dürtmek.

İngilizce Nuzzle Türkçe anlamı, Nuzzle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nuzzle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Access : Hastalık nöbeti. Erişme. Yol. Giriş. Geçit. Methal. Nüfuz. Yaklaşım. Bir veri saklama ortamında, veri okuma ya da yazma işlemini gerçekleştirmek üzere, adresi verilen yeri fiziksel olarak bulma.

Come up : Üniversiteye başlamak. Olmak. Karşılaşmak. Yükselmek (güneş). Yaklaşmak. Yükselmek. Londra'ya gelmek. Gündeme gelmek. Çıkmak.

 

Fondle : Sevmek. Okşamak.

Creep : Sarılmak. Ürperti. Kaymak. Kayma. Sevilmeyen kimse. Emeklemek. Toprak kayması. Sürünerek ilerlemek. Toprak ve molozların yeğnice eğimli yerlerde, sezilmeyecek ölçüde yavaşça durmaksızın kayma devimi.

Approaches : Ulaşmak. Girişler. Varmak. Temasta bulunmak. Yaklaşmak. Andırmak. Koyulmak. Yaklaşımlar. Başvurmak.

Encroached : Gaspedilmiş. Yavaşça veya gizlice tecavüz edilmiş (hak, mülk). Kötüye kullanmak. Tecavüz etmek. Gizlice saldırılmış. El uzatılmış. Zarar vermek.

Accedes : Razı olmak. Kabul etmek. Katılmak. İktidara gelmek. İş başına gelmek. Yerine getirmek. Tahta çıkmak. Uymak. Yönetime geçmek.

Approached : Yaklaşım. Yaklaşmak. Koyulmak. Görüşmek. Benzemek. Başvurmak. Ele almak. Yaklaşım sergilemek. Varmak.

Nuzzle synonyms : hold close, hold tight, edge up, nuzzling, noses, cuddled up, deflated, sit, acceded, come closer, approach, cling to, make somebody eat humble pie, encroaches, acceding, cuddle up to, eat humble pie, draw close, make a dent in, accosting, edge, nest, come alongside, snuggle, coast, deflate, accost, come close, deflates, accosts, clutch, caress, nestle.

Nuzzle ingilizce tanımı, definition of Nuzzle

Nuzzle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bring up. To work with the nose, like a swine in the mud. To noursle or nurse. To foster.