Fondle türkçesi Fondle nedir

Fondle ile ilgili cümleler

English: Ali fondled Mary's breasts.
Turkish: Ali Mary'nin göğüslerini okşadı.

Fondle ingilizcede ne demek, Fondle nerede nasıl kullanılır?

Fondled : Sevmek. Okşamak.

Fondler : Aşırı. Seven. Merak. İptila. Fazla müsamahakar. Meraklı. Düşkün. Deli. Aşık. Abartılı.

Fondlers : Abartılı. Aşık. Meraklı. Seven. Deli. Merak. Fazla müsamahakar. İptila. Aşırı. Düşkün.

Fondles : Sevmek. Okşamak.

Fondling : Kucaklama. Okşama. Cinsel organlara dokunmaksızın önsevişme. Şefkatli dokunuş. Okşayış.

Fond memories : Güzel hatıralar.

Fondlings : Cinsel organlara dokunmaksızın önsevişme. Okşama. Şefkatli dokunuş. Okşayış. Kucaklama.

Fondly remembered : Sevgiyle düşünülmüş. Severek hatırlanmış.

Fond of pleasure : Zevkine düşkün.

Fond of : Meraklı. -e bayılan. Tutkun. Düşkün. -'dan hoşlanan.

İngilizce Fondle Türkçe anlamı, Fondle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fondle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caressed : Kucaklamak. Öpmek.

Nuzzle : Kucağına sokulmak. Burunla eşelemek. Yanaşmak. Burun sürtmek. Burunla eşmek veya eşelemek. Sokulmak. Burnunu sürtmek. Burun ile eşmek. Burnunu sürmek. Burnu ile dürtmek.

 

Coo : Bir şirketin veya büyük bir organizasyonun en tepedeki yöneticisi. Kumru gibi ötmek. Ötmek. (kumru gibi) ötmek. Mırıldanmak. Öpüşüp koklaşmak. Chief operating officer (baş işletme görevlisi). Cilveleşmek. Cıvıldamak.

Dandles : Oynatmak. Çocuğu hoplatmak. Hoppala yaptırmak. Zıplatmak. Şımartmak. Hoplatmak.

Be sweet on somebody : Aşık olmak. Düşkün olmak.

Affects : Tutmak. Yaşamak ( de). Etki etmek. Hoşlanmak. Numarası yapmak. Üzmek. Etkilemek. Taslamak. Sarsmak.

Affect : Taslamak. Tesir etmek. Hoşlanmak. Tutmak. Yaşamak ( de). Etki etmek. Poz yapmak. Duygulandırmak. Üzmek.

Paw : Ellemek. Pençe. Yeri eşelemek (boğa). Patisiyle tırmalamak. Pençe vurmak. Eşinmek. Pati. Yeri eşelemek (at veya boğa). Çirkin el yazısı. Pençe atmak.

Grope : Yoklamak. El yordamıyla aramak. Sarkıntılık etmek. El yordamıyla aramak veya ilerlemek. Elle aramak. Ellemek. Sarkıntılık etmek (elle). Elle taciz. El ile taciz.

Care for : Bakımını üstlenmek. Çocuk yetiştirmek. İlgilenmek. İstemek. Sevmek (birini veya bir şeyi). Çocuk büyütmek. Bakmak. Hoşlanmak.

Fondle synonyms : flatter, cares, care, canoodling, cared, cherish, pat, canoodle, tickle, feel up, cares for, flatters, fondled, caresses, belove, stroke, nose, be in love with, dandling, dandled, fondles, dandle, be fond of, pet, caress, chuck.

Fondle ingilizce tanımı, definition of Fondle

Fondle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To caress. To treat or handle with tenderness or in a loving manner. As, a nurse fondles a child.