Grope türkçesi Grope nedir

  • Elle aramak.
  • Ellemek.
  • El ile taciz.
  • Elle taciz.
  • El yordamıyla aramak veya ilerlemek.
  • Yoklamak.
  • Sarkıntılık etmek (elle).
  • El yordamıyla aramak.
  • Okşamak.
  • Sarkıntılık etmek.

Grope ile ilgili cümleler

English: I groped around in the dark for keys.
Turkish: Anahtarları karanlıkta el yordamıyla aradı.

English: He groped for the doorknob in the dark.
Turkish: Karanlıkta kapı kolunu el yordamıyla aradı.

English: I groped for a flashlight.
Turkish: El fenerini el yordamıyla aradım.

English: I groped around in the dark for my flashlight.
Turkish: El fenerim için karanlıkta etrafı yokladım.

English: She groped for the light switch in the dark.
Turkish: Karanlıkta el yordamıyla ışık anahtarını aradı.

Grope ingilizcede ne demek, Grope nerede nasıl kullanılır?

Grope for words : Kelimeleri zor bulmak.

Grope moth : Üzüm güvesi. Kuru üzümleri kurtlandıran küçük kelebek.

Groped : El ile taciz. Okşamak. Elle taciz. El yordamıyla aramak. Elle aramak. Yoklamak. El yordamıyla aramak veya ilerlemek. Ellemek. Sarkıntılık etmek (elle).

Gropely : El yordamıyla.

Groper : El yordamıyla arayan kimse. Yoklayan kimse. Arayıp duran kimse.

Dragrope : Palamar halatı. Balon ipi. Çekme halatı.

Dragropes : Balon ipi. Palamar halatı. Çekme halatı.

Gropingly : Körü körüne. Emin olmadan. Yoklayarak. El yordamı ile. El yordamıyla.

 

Nigropallidal : Boz madde ve pallidus küresine ait olan. Nigropallidal.

Groping : Elleriyle arayıp durma. Arama. El yordamı. Elle taciz. El ile taciz. El yordamıyla arama. El ile arama.

İngilizce Grope Türkçe anlamı, Grope eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grope ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feel : Duygu. Sezinlemek. Temas. His. Dokunma hissi. Hissetme. Anlamak. Sezgi. Kendini...hissetmek.

Canoodling : Bağrına basmak. Sarılmak. Yiyişmek. Kucaklamak.

Feel up : Sıkıştırmak. Elle sarkıntılık etmek. Havasında olmak. El atmak. Pandiklemek. Hazır olmak. Parmak atmak. Kendini uygun hissetmek. Çimdik atmak.

Poke about : El yordamıyla aranmak. Burnunu sokmak. Kolaçan etmek. Oraya buraya bakınmak. Aramak. Araştırmak. Bir yerde bir şeyi aramak veya merakını gidermek için etrafı karıştırmak. Bakınmak.

Accost : Asılmak. Yaklaşıp seslenmek. Yaklaşıp bir şey söylemek. Yanaşmak. Gidip birine bir şey söylemek. Yanına gidip konuşmak. Para karşılığında seks teklif etmek. Yaklaşıp konuşmak.

Finger : Ele vermek. Katılmak. Parmak ile dokunmak. Parmakla dokunmak. Çalmak. Parmaklamak. Parmakla göstermek. Parmak. Aşırmak.

Dandled : Hoppala yaptırmak. Sevmek. Şımartmak. Çocuğu hoplatmak. Hoplatmak. Oynatmak. Zıplatmak.

Fumbles : Topu düşürmek (oyunda). Becerememe. Beceriksizce yapmak. El yordamıyle aramak. El yordamıyla yürümek. Beceriksizce atak. Bozmak. Tutamayış.

Play with : Oynaşmak. Oynamak. İle oynamak. Karıştırmak. Kandırmak. Ciddiye almamak. Hafife almak. Duygularına önem vermemek.

 

Canoodle : Bağrına basmak. Yiyişmek. Sarılmak. Kucaklamak.

Grope synonyms : dandle, pawed, flatter, accosts, gropings, assayed, accosting, fathomed, fondled, search, examines, groped, tamper with, dandling, gropes, fondle, paw, try, tinker with, assay, feels, manipulate, look for, dandles, caress, seek, handled, groping, fathom, fumbled, examine, fumble, fumble for.

Grope ingilizce tanımı, definition of Grope

Grope kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To feel with or use the hands. As, we groped our way at midnight. To search out by feeling in the dark. To handle.