Nuzzled türkçesi Nuzzled nedir

  • Burunla eşelemek.
  • Sokulmuş.
  • Sokulmak.
  • Kucağına sokulmak.
  • Kıvrılıp yatmış.
  • Burun ile eşmek.
  • Sarılmış.
  • Burnunu sürtmek.
  • Sürtünmüş (bunu ile).
  • Burnu ile dürtmek.
  • Burun sürtmek.
  • Burnunu sürmek.
  • Yanaşmak.
  • Burunla eşmek veya eşelemek.

Nuzzled ingilizcede ne demek, Nuzzled nerede nasıl kullanılır?

Nuzzle : Burnunu sürtmek. Burnunu sürmek. Burun ile eşmek. Burun sürtmek. Kucağına sokulmak. Burnu ile dürtmek. Yanaşmak. Burunla eşmek veya eşelemek. Sokulmak. Burunla eşelemek.

Nuzzler : Burnunu süren kimse. Burnunu sürten kimse.

Nuzzlers : Burnunu sürten kimse. Burnunu süren kimse.

Nuzzles : Burun sürtmek. Kucağına sokulmak. Burun ile eşmek. Sokulmak. Yanaşmak. Burnunu sürmek. Burnunu sürtmek. Burnu ile dürtmek. Burunla eşmek veya eşelemek. Burunla eşelemek.

Nuzzling : Yanaşmak. Burnu ile dürtmek. Burunla eşelemek. Kucağına sokulmak. Burun ile eşmek. Burun sürtmek. Burnunu sürtmek. Burnunu sürmek. Burunla eşmek veya eşelemek. Sokulmak.

İngilizce Nuzzled Türkçe anlamı, Nuzzled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nuzzled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flummox : Çuvallatmak. Afallatmak. Affallatmak. Hayret uyandırmak. Şaşkınlık uyandırmak. Hayret ettirmek. Kafasını karıştırmak. Şaşırtmak.

 

Approach : Benzemek. Yaklaşma. Ulaşmak. Gelişme koşusu. Toplumbilim yönteminde toplumsal yapının biçimlenişi ve öğeler arasındaki ilişkilere bakış biçimleriyle birbirinden ayrılan ana doğrultulardan her biri. Koyulmak. Başvurmak. Yaklaşmak.

Stupefy : Şaşkınlık uyandırmak. Şaşkına çevirmek. Afallatmak. Uyuşturmak. Sersemletmek. Şoke etmek. Bunaltmak. Şaşırtmak. Aptallaştırmak. Çok şaşırtmak.

Accede : Yerine getirmek. İktidara gelmek. Katılmak. Yönetime geçmek. Razı olmak. Kail olmak. Kabul etmek. Onaylamak. Uymak. Tahta çıkmak.

Befuddle : Sersemletmek. Şaşırtmak. Şaşırmak. Aklını karıştırmak. Sarhoş etmek.

Nonplussed : Ne yapacağını şaşırmış. Şaşkına dönmüş. Mahçup. Şaşkın. Ne yapacağını bilemeyen. Şaşırmış. Kafası karışmış. Hayretler içinde. Apışıp kalmış. Eli ayağına dolaşmış.

Nose : Burun (uçakta). Burun. Uç. Dikkatle ve yavaşça sürmek (araba). Koku almak. Ses vb genizden çıkarmak. Yavaş ilerlemek. Omurgalı hayvanlarda kısmen koklama sinirlerini taşıyan mukoza zarı ile örtülü bir çift burun boşluğunu içine alan koku alma organı.

Deflates : Boşaltmak (havasını vb). Havasını boşatmak. Havasını boşaltmak. Sönmek. Düşürmek. Gururunu kırmak. Yükselişe müdahele etmek. Yükselişe müdahale etmek. Gazını boşaltmak.

Get : Yaptırmak. Başına gelmek. Kavramak. Hale gelmek. -tırmak. Bakmak. Yakalamak. Ettirmek. Olmak. Elde etmek.

Draw near : Yaklaşmak. Yakınlaşmak.

Nuzzled synonyms : pose, approached, come up, clads, bewilder, stick, confuse, encroached, deflate, accosted, sit, elude, cuddled up, encircled, sits, crept, enswathed, edge in, fuddle, encroach, edges, eat humble pie, nonplused, make a dent in, edge, enwrapped, creep, perplex, bedevil, embosomed, make somebody eat humble pie, vex, encroaches.

Nuzzled zıt anlamlı kelimeler, Nuzzled kelime anlamı

Hairless : Kılsız. Kel. Cavlak. Tüysüz. Cillop. Saçsız. Dazlak.

Nuzzled antonyms : unperplexed.