Caraways türkçesi Caraways nedir

Caraways ingilizcede ne demek, Caraways nerede nasıl kullanılır?

Caraway seed : Kereviye. Çöreotu. Karaman kimyonu. Karaman kimyon tohumu.

Caraway : Kimyon. Frenkkimyonu. Çemen tohumu. Karaman kimyonu.

Carabao : Su bufalosu (filipinler'de).

Carabaos : Su bufalosu (filipinler'de).

Carabid : Toprak böceği. Çeşitli taş yığınlarının veya kayaların altında yaşayan ve siyah veya metalik renkte olan böcek yiyen haşere familyasının her biri.

Carabineer : Karabinalı asker.

Carabinieri : İtalyan polis memuru. İtalyan polisi. İtalyan polis teşkilatının bir üyesi.

Caracara : Leş yiyen şahin. Anavatanı güney amerika olan etcil bir kuş.

Carabiner : Yaylı tutturma bileziği. Karabiner. Dağcılıkta ve kaya tırmanışında kullanılan dikdörtgen metal halka. Karabina. Karabina (dağcılıkta kullanılan bir çeşit kanca). Tespit segmanı.

Caracal : Vaşak. Karakulak.

İngilizce Caraways Türkçe anlamı, Caraways eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caraways ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cumins : Boyotu.

Cummin : Çemen.

Cumin : Maydanozgiller (umbelliferae) familyasından, parçalı yapraklı, beyaz çiçekli, oval meyveli, meyveleri baharat olarak kullanılan, ana vatanı mısır olan, bir yıllık otsu bir bitki türü. Boyotu.

 

Caraway seed : Karaman kimyon tohumu. Kereviye. Çöreotu.

Herb : Öneri. Yabani ot. Zayıf veya güçsüz mahkum. Bitki. Nebat. Toprak üstü gövdeleri genelde yeşil renkli olan ve ikincil kalınlaşmanın olmadığı bitkiler. Yemeklere tat vermek için kullanılan bitki. Şifalı bitki. Ot.

Carum : İlaçlarda ve baharat olarak kullanılan tohumlar üreten beyaz çiçekli aromatik bitki.

Far off : Dalgın. Uzak. Çok uzak. Uzakta.

Far : Öteki. Bir hayli. Uzak. Öte. Alıs. Uzağa. -den uzak. Ötedeki. İlerlemiş. Pek çok.

Caraways synonyms : herbaceous plant, genus carum, whorled caraway, carum carvi, caraway.

Caraways zıt anlamlı kelimeler, Caraways kelime anlamı

Near : Daha yakındaki. Cimri. Yakınında. Yaklaşmak. Bitişik. Samimi. Soldaki (araba veya at). Yanında. Teklifsiz. Sadık (çeviri).

Close : Son söz. Yummak (göz). Çevirmek. Bitirmek. Kapanmak. Son vermek. Geçit. Kapamak. Kadans. Kapatmak.