Cartoons türkçesi Cartoons nedir

  • Karikatür.
  • Resimli kartlar.
  • Dizi halinde yayınlanan karikatür.
  • Çizgi film.
  • Karikatürler.
  • Resim taslağı.

Cartoons ile ilgili cümleler

English: Do you watch films or cartoons?
Turkish: Film veya çizgi film izliyor musun?

English: Ali is in the living room watching cartoons with the kids.
Turkish: Ali çocuklarla birlikte oturma odasında çizgi filmler izliyor.

English: I like cartoons.
Turkish: Çizgi filmleri severim.

Cartoons ingilizcede ne demek, Cartoons nerede nasıl kullanılır?

Cartoon character : Çizgi karakter. Çizgi film karakteri.

Cartoon film : Çizgi film. Miki filmi.

Cartoon movie : Çizgi film.

Cartoon series : Bölümler halinde gösterilen animasyon programı. Animasyon çizimler serisi.

Cartoon test : Görünülü öykü ölçeri. Yanıtiayıcıya, konuşmaları gösteren balonları boş bırakılmış görünüler sunan ve bu boşlukların doldurulmasını isteyerek verilen yanıtlara göre tutumları ölçen ölçer.

Cartooning : Karikatür çizme.

Cartoonists : Karikatüristler. Karikatürist. Çizgi film çizeri.

Cartogram : İstatistiki bilgileri şekillerle veren harita. Kartogram. Çizit. İstatistiksel bilgileri şekillerle veren harita.

Strip cartoon : Çizgi roman. Karikatür serisi.

Animate a cartoon : Çizgi film yapmak. Çizgi karekteri hareketlendirmek.

 

İngilizce Cartoons Türkçe anlamı, Cartoons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cartoons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Strip : Sütünü iyice sağmak. Örtüsünü kaldırmak. Şerit. Açmak. Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı. Burmalarını yok etmek (vidanın). Soyunmak. Giysilerini çıkarmak. Asılı ışıldak dizisi. Striptiz yapmak.

Funnies : Çizgi öykü. Fıkra. Çizgi roman. Şaka. Espri. Komik laf.

Humor : Herhangi bir vücut sıvısı. bir bez, organ veya dokuyu uyarmak için kan yoluyla iletilen etkin madde. eski düşünürlerin, canlı vücudunda olduğu varsaydıkları kan, muhat, sümüksü madde ve safra vb. maddelerden her biri, şişkinlik, hılt. Bkz.humour. Ayak uydurmak. Neşe. Salgı. Hoşuna gitmek. Espri. Huy. Güldürü. Suyuna gitmek.

Animated movie : Animasyon filmi.

Comics : Komedi. Mizah dergisi. Komedyen. Komedi filmi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resimli roman. Fotoromanın, elle yapılmış resimlerle gerçekleştirileni. Karikatür öykü. Resimli mizah dergileri.

Publication : Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Yayınlama. Yayınlanma. İlan etme. Neşriyat. İlan. Kitap, gazete, dergi gibi okunacak şeylerin basılıp dağıtımı ya da radyo ile dinlenecek şeylerin yayılması. Yayma. Neşir. Basılıp ortalığa sürülen kitap, gazete ve dergi gibi okunan şeylerle radyo ya da televizyon ile her yana yayılıp dinlenen ya da her yerde seyredilen şeyler.

 

Draftsman : Çizimci. Tasarı hazırlayan kimse. Hukuki belge düzenleyen kişi. Teknik ressam. Tasarımcı. Bkz.draughtsman. Dama taşı. Desinatör.

Caricature : Karikatürünü çizmek. Karikatürleştirmek. Karikatürünü yap. Karikatürize etmek. Karikatürünü yapmak. Karikatürist. Kötü taklit. Gülünçleştirmek.

Cartoons synonyms : cartoon strip, lampoon artist, toons, toon, humour, takeoff, caricatures, sketch, travesties, takeoffs, cartoon, drawing, cartoon movie, cartoon film, wittiness, comic strip, witticism, animated cartoon, wit, caricaturing, drawer, travesty.