Casease türkçesi Casease nedir

  • Kazeaz.
  • Çiftlik ürünlerindeki sütte bulunan protein maddesini çürüten bakteriyel enzim.

Casease ingilizcede ne demek, Casease nerede nasıl kullanılır?

Caseate : Peynire dönüşmek. Peynirleşmek.

Caseation : Kazeasyon. Peynire dönüştürme.

Case study : Örnek olay.

Case analysis : Durum veya olay analizi. Bir askeri operasyonun test edilmesi ve değerlendirilmesi. Öğrenme amaçlı yapılan analiz.

Case and end punctuation : Büyük veya küçük harf ve noktalama.

Case conversion : Büyük küçük harf dönüşümü.

Case conference : Birkaç kılavuzluk ilgilisi ya da uzmanının, belli bir sorun, olay ya da kişi üzerinde görüşlerini bildirmek için yaptıkları toplantı. Durum görüşmesi.

Case book : Kazai içtihatlar kitabı. Örnek olay kitabı.

Case composition : Kabuk bileşimi.

Case endings : Cümle içinde, adları, başka kelimelerle olan ilişkilerine göre çeşitli durumlara sokan ekler. yükleme durumu eki +ı/+u, ilgi durumu eki +(ı)n/+(u)n, +nın/nun, yönelme durumu eki +(y)a, bulunma durumu eki +da, çıkma durumu eki +dan ile karşılanır. bunların özel maddelerine bk. Durum gösterme ekleri. Hal takısı (dilbilgisi terimi). Durum takısı. Takı.

İngilizce Casease Türkçe anlamı, Casease eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Casease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Genetic disorder : Kalıtsal hastalık. Eksik veya noksan gen sonucu ortaya çıkan patolojik durum. Kalıtsal bozukluk. Doğuştan olan bozukluk. Kromozomik anomalinin neden olduğu patolojik durum. Genetik bozukluk. Genetik olarak geçen bozukluk.

Rheumatism : Romatizma.

Illness : Hastalık. Rahatsızlık. Sayrılık. Çor. Maraz. İllet.

Lay off : İşten çıkarma. Ertelemek. Vazgeçmek. Ara vermek. İşten çıkarmak. Bir şeyi yapmaya son vermek. Kovmak. İş çevrimlerindeki daralmaya bağlı olarak işçinin geçici veya sürekli olarak işten çıkarılması. Geçici olarak uzaklaştırmak.

Skin disease : Cilt rahatsızlığı. Cilt problemi. Temriye. Cilt hastalığı. Deri hastalığı. Cilt sorunu.

Sickness : Kusma. Hastalık. Bulantı. Mide bulantısı. Maraz. Rahatsızlık. Dert. Sayrılık.

Complication : Karmaşa. Engel. Karmaşık hale getirme. Güçlük. Zorluk. Komplikasyon. Karışıklık. Hastalığın başka bir hastalıkla karışması. Durumu güçleştiren şey.

Knock off : Vurup devirmek. Çırpıştırmak. İşi bırakmak. İndirim yapmak. Orijinalden daha düşük fiyata sunulan bir perakende satış ürününün lisanssız kopyası. Kızlığını bozmak. Çalmak. Aşırmak. Düşürmek. Korsan eser.

Animal disease : Hayvan hastalığı.

Genetic defect : Kalıtsal hastalık. Genetik bozukluk. Bir kimsenin genetik yapısına bağlı olan kusur. Kalıtsal bozukluk.

Casease synonyms : roseola infantilis, endemic disease, liver disease, meniere's disease, pycnosis, phlebotomus, hereditary condition, cystic breast disease, plant disease, fibrocystic breast disease, onychosis, inherited disorder, indian tick fever, hereditary disease, kenya fever, boutonneuse fever, congenital disease, pull the plug, exanthema subitum, respiratory illness, autoimmune disorder, genetic abnormality, disease of the skin, cystic mastitis, mucocutaneous lymph node syndrome, disease of the neuromuscular junction, ozaena, marseilles fever, pseudorubella, roseola infantum, thyromegaly, industrial disease, skin disorder.

 

Casease zıt anlamlı kelimeler, Casease kelime anlamı

Wellness : Zindelik. Kuvvetlilik. İyi olma durumu. Sağlık. Sağlıklı olma. Sağlıklı olma durumu. Sağlıklılık. Sıhhat. Sıhhatli olma durumu. İyi durumda olma.

Continue : Uzamak. Sürdürmek. Uzatmak. Sürmek. Devam etmek. Devam ettirmek. Dayanmak. İdame etmek. Devamı gelmek. Ertelemek.