Cassidy türkçesi Cassidy nedir

  • Bir soyadı.

Cassidy ingilizcede ne demek, Cassidy nerede nasıl kullanılır?

Cassids : Kalkanböcekleri. Birçok türü, tarım ve orman bitkilerinde asalak yaşayan, kınkanatları kalkanımsı böcekler familyası.

Cassia : Çin tarçını.

Cassia tree : Defnegiller (lauraceae) familyasından, parlak yapraklı, çiçekleri yaprak koltuklarında ya da dal uçlarında bulunan, gövde ve dal kabukları baharat olarak kullanılan bir tür. Çin tarçın ağacı.

Cassias : Çintarçını. Sinameki. Cassia. Çin tarçını. Bitki türü. Kavasya.

Cassicism : Uz yolunda, estetik bir sanat anlayışiyle antik yapıtlara dayanan bir sanat akımı. bu akım, italya'da rönesans'da başladı ve en parlak üslubunu xvııı. yüzyılda alfieri'nin dramlarında buldu. Klasikçilik.

Cassiopetum : Lutesyum.

Cassiterite : Kalaytaşı. Mineral. Kalay taşı. Kasiterit. Kasiterli. Mineral. (sno2; metalimsi parıltı, kahverengi, kara, sarı; çizgi kahverengi; sertlik 6-7, yoğunluk 6.8-7; tetragonal. en önemli kalay madeni.).

Cassis de dijon case : Cassis de dijon davası.

Cassius : Bir erkek adı.

Cassis : Kuş üzümü.

İngilizce Cassidy Türkçe anlamı, Cassidy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cassidy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Number : Numaralamak. Saymak. Hoş şey. Miktar. Numara. Sayı. Hesaplamak. Tip. Olmak (belirli bir sayıda).

Adalbert : Kuzeybatı almanya'daki breneb eyaletinin başkenti. Bir erkek adı. (1000-1072) alman başpiskopos. (956-997) prag piskoposu.

Ade : Amerikan mizahçı ve oyun yazarı. George ade (1866-1944).

Count : Saymak. Dava maddesi. Sayı saymak. Hesaba katma. İddialar. Kapsamak. Değeri olmak. Kont. Önemseme. Hesap.

Compare : Oranlamak. Karşılaştırma yapmak. Karşılaştırılmak. Kıyaslamak. Benzetmek. Mukayese etmek. Karşılaştırmak. Üstünlük derecesini göstermek. Benzemek.

Dichotomize : İki zıt gruba ayırmak. İki parçaya bölmek.

Pigeonhole : Raf gözü. Düzenlemek. Yazı masası çekmecesi. Hasıraltı etmek. Sınıflandırmak. Sıralamak. Yazı masasında kağıt gözü. Çekmeceye koymak (evrak). Hasır altı etmek. Güvercin yuvası.

Abderhalden : İsviçreli kimyager ve fizyolog. Emil abderhalden (1877-1950).

Catalogue : Ardarda olaylar dizisi. Liste. Kütüphane kitap listesi. Listelemek. Katalog hazırlamak. Olaylar dizisi. Katalog. Katalog yapmak. Listeye almak. Fihrist.

Cassidy synonyms : unitise, kassite, dichotomise, abramovitch, abernathy, stamp, refer, abaya, stereotype, isolate, categorise, abidal, assort, tongue, sort out, abegg, reclassify, abbott, categorize, adamson, class, abu, sort, abargil, addison, size, unitize, abdel, separate, abou hatzira, catalog, group, grade.

Cassidy zıt anlamlı kelimeler, Cassidy kelime anlamı

Artificial language : Belirli bir kullanım veya amaç ile uluslararası alanda yaratılmış olan dil. Belli bir kişi veya küçük grup tarafından özel olarak icat dilmiş olan dil. Yapay dil. Yapma dil.

Derestrict : Sınırlamayı kaldırmak. Hız yasağını kaldırmak. Özellikle hız kısıtlamasını kaldırmak.

Declassify : Dosya veya dava üzerindeki gizliliği kaldırmak. Gizlilik derecesini iptal etmek. Açıklamak. Gizliliğini kaldırmak. Gizlilik derecesini kaldırmak.