Compare türkçesi Compare nedir

Compare ile ilgili cümleler

English: Don't compare me to a movie star.
Turkish: Beni bir film yıldızı ile karşılaştırma.

English: Don't compare your life to others'. You have no idea what their journey is all about.
Turkish: Hayatını başkalarının hayatı ile karşılaştırma. Onların yolculuğunun ne hakkında olduğuna dair hiç bir fikrin yok.

English: Artificial leather can't compare with the real thing.
Turkish: Suni deri gerçeğiyle karşılaştırılamaz.

English: Don't compare your children with others.
Turkish: Çocuklarını başkalarıyla kıyaslama.

English: Clyde Tombaugh's job was to photograph one small piece of the night sky at a time. He then had to carefully examine and compare the photos in an effort to detect an unidentified moving point of light that might be a planet.
Turkish: Clyde Tombaugh'ın işi bir seferde gece gökyüzünün küçük bir parçasını fotoğraflamaktı . Daha sonra bir gezegen olabilecek bir ışığın tanımlanamayan hareket eden noktasını tespit etmek amacıyla fotoğrafları dikkatlice incelemek ve karşılaştırmak zorunda kaldı.

 

Compare ingilizcede ne demek, Compare nerede nasıl kullanılır?

Compare file name : Dosya adını karşılaştır.

Compare from : Karşılaştırma yeri.

Compare notes : Fikir alışverişinde bulunmak. Nota değişimi. Görüş alışverişinde bulunmak. Yazılı bilgiyi karşılıklı olarak değişmek.

Compare of volume : Karşılaştırılan birim.

Compare to : Benzetmek. Karşılaştırılacak. Nazaran. Göstermek. Karşılaştırıldığı değer.

Compare with : Kıyaslama yapmak. Kıyaslanmak. Karşılaştırmak. Mukayese edilmek.

Compared : Benzerlikler ve farklılıklar bulmak için denetlenmiş. Karşılaştırılan. Karşılaştırılmış.

Compared to : -e nazaran. Nazaran.

Beyond compare : Mukayese kabul etmez. Kıyaslanamaz.

Compare versions : Sürümleri karşılaştır.

İngilizce Compare Türkçe anlamı, Compare eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compare ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Approximate : Yaklaşık olmak. Çok yaklaşmak. Yaklaşık. Yaklaşık olarak değerlendirmek. Hemen hemen doğru ama tam değil. Yakınlaşmak. -e yakın olmak. Yaklaşmak.

Proportioned : Ayarlamak. Orantılı hale getirmek. Belirli oranlara sahip olan.

Conform to : Kurala uymak. Bir isteği veya durumu karşılamak. Hakim olan normlar veya standartlara göre hareket etmek. Uygun olmak. Riayet etmek. Uymak. Şeklen benzer olmak. İtaat etmek. Yönetmeliğe veya kanunlara uymak.

Collate : Sıralamak (sayfaları). Harman etmek (formaları). Karşılaştırarak okumak. Düzenlenmiş iki ya da daha çok altkümeden oluşan bir öğeler kümesinin düzenini, her biri başlangıçtaki altkümelerin her birinden gelen genellikle birer, kimileyin daha çok öğe içeren bir ya da bir çok altküme oluşturmak üzere değiştirmek. elde edilen altkümelerin düzenleme ölçütü başlangıçtaki altkümelerinkiyle özdeş olmak zorunda değildir. Sıraya koymak. Karşılaştırmak (yazı). Giriştirmek. Dizmek. Düzenlemek.

 

Be : -dır. -dı. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Anlamına gelmek. Berylliumb (berilyum). -di. Var olmak. Bulunmak. -dir. Kalmak.

Access key : Erişim anahtarı. (internet, bilgisayar) bilgisayar kullanıcısının klavyeyi kullanarak anında bir web sitesinin belirli bir bölümüne atlamasına izin veren tuş. Erişim tuşu.

Appeared : Gibi gelmek. Ortaya çıkmak. Görünmek. Göründü. Belli olmak. Gözükmek. Belirmek. Anlaşılmak.

Abbreviate : İhtisar etmek. Kısaltmak. Kırpmak. Sadeleştirmek. Özetlemek.

Compare synonyms : bear resemblance to, compares, paralleling, assimilating, access control entry, check, study, accent bar, proportioning, class with, parallels, accelerator key, draw an analogy, contrast, ac adapter, equates, belabor, accent char, equating, approach, clobber, confront, canvass, confronts, parallelled, confront with, confronting, canvas, associate, assimilates, belabored, approached, confront somebody with.

Compare zıt anlamlı kelimeler, Compare kelime anlamı

Dissimilitude : Fark. Başkalık. Benzeşmeme.

Unlikeness : Olay, nesne ya da özellikler arasında ayrımlar gözetmeye yarayan ayrıtsal uzaklık. Benzemezlik. Farklılık. Benzemeyiş. Farklı olma durumu. Özdeşmezlik. Benzeşmezlik.

Compare ingilizce tanımı, definition of Compare

Compare kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To regard with discriminating attention. To obtain. To acquire. To get. To procure. To examine the character or qualities of, as of two or more persons or things, for the purpose of discovering their resemblances or differences. To be like or equal. Comparison. As, his later work does not compare with his earlier. To admit, or be worthy of, comparison. To bring into comparison.