Cello türkçesi Cello nedir

Cello ile ilgili cümleler

English: I am interested in the cello and the piano.
Turkish: Viyolonsel ve piyano ile ilgileniyorum.

English: Ali is going to buy a new cello.
Turkish: Ali yeni bir viyolonsel satın alacak.

English: Olga has been playing the cello since she was 8 years old.
Turkish: Olga sekiz yaşından beri çello çalıyor.

English: I told you not to play your cello late at night, but you did and now the neighbors have complained.
Turkish: Sana gece geç saatlerde Çellonu çalmamanı söyledim, fakat çaldın ve şimdi komşular şikâyet etti.

English: I thought you said your cello was in the car.
Turkish: Viyolonselinin arabada olduğunu söylediğini düşündüm.

Cello ingilizcede ne demek, Cello nerede nasıl kullanılır?

Cellobiase : Selobiyaz. Selobiyozu glikoza parçalayan enzim.

Cellobiose : Selülozun şeker ürünü (kimya). Selobiyoz. Sellobiyoz. Selülozun kısmen parçalanması ile oluşan iki glikoz biriminden yapılmış bir disakkarit.

Celloidin : Mikroskobik incelemelerde yardımcı olan kimyasal bileşik.

Cellophane : Yeniden oluşmuş saydam selüloz tabakalarının ticari adı. Şeffaf kağıt. Saydam yapıştırıcı. Selofan. Saydam zar.

Cellophane tape : Seloteyp. Şeffaf yapıştırıcı.

Chancellors : Başbakan. Bakan. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Hukuk müşaviri. Yüksek rütbeli devlet memuru. Almanya'da şansölye. Yüksek makamlı resmi görevli. Alabama eyaletinde şehir. Rektör. Şansölye.

 

Chancellor of the exchequer : İngiltere maliye bakanı. Maliye bakanı. Maliye bakanı (ingiliz ingilizcesi).

Chancellor : Yüksek rütbeli devlet memuru. Hukuk müşaviri. Alabama eyaletinde şehir. Baş hakim. Başbakan. Almanya'da şansölye. Yüksek makamlı resmi görevli. Şansölye. Bakan. Rektör.

Cancellous bone : Kısa kemiklerin merkezi kısımlarını oluşturan, pek çok küçük boşlukları bulunan, bölmecikli, süngerimsi görünüşte, içinde sarı kemik iliğinin yer aldığı kemik kısmı. Süngerimsi kemik.

Cancellous graft : Kansellöz greft. Kemiklerin süngerimsi kısımlarından küretle kazınarak alınan ince kemik yongalarının kırık çizgisi arası ve etrafına yerleştirilmesiyle uygulanan greft, spongiyöz greft, kansellöz greft. Süngerimsi kemik grefti. Spongiyöz greft.

İngilizce Cello Türkçe anlamı, Cello eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cello ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

String : Kandırmak. İpe dizmek (boncuk vb). Kılçıklarını ayıklamak. İpe dizmek. Takmak (tel, ip). Bağlamak. Damgalar ya da fiziksel öğeler gibi nesnelerin doğrusal bir dizisi. Germek. Sicim. Halk arasında sicim adı verilen katransız kendirden yapılan kınnap.

Bass viol : Kontrbas.

Cello synonyms : bowed stringed instrument, violoncellos, cellos, violoncello.

Cello ingilizce tanımı, definition of Cello

Cello kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A contraction for Violoncello.