Centripetal türkçesi Centripetal nedir

  • Merkeze doğru yaklaşan.
  • Ortaya çeken.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Özeğe dönük.
  • Merkezcil.
  • Özekçil.
  • Sentripetal.
  • Merkeze doğru olan.
  • Orta.
  • Santripetal.
  • Merkeze doğru.

Centripetal ingilizcede ne demek, Centripetal nerede nasıl kullanılır?

Centripetal acceleration : Merkezcil ivme. Özekçil ivme.

Centripetal force : Özekçil kuvvet. Merkezcil kuvvet. Bir nokta çevresinde dolanan bir nesnenin, dolanım özeğine doğru olan ivmesini oluşturan kuvvet. Santripetal kuvvet. Merkezcil çekim kuvveti. Ortaya çekici kuvvet.

Centripetally : Sentripetal bir şekilde. Merkeze doğru. Merkezcil olarak.

Gyri centripetales : Geviş getirenlerde kalın bağırsakların flexura centralis’ten önce iki kez çevreden merkeze doğru yaptığı kıvrım. Giri sentripetales.

Centripedal : Merkezcil.

Centripedal force : Özekçek kuvveti. Merkezcil kuvvet. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir özek çevresinde dönen nesneyi dışarı doğru atan özekkaç kuvvetinin ters yönde eşiti olan kuvvet.

İngilizce Centripetal Türkçe anlamı, Centripetal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Centripetal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Center : Ortaya yerleştirmek. Merkez almak. Ortaya gelmek. Ilımlı kimse. Özek. Ilımlı politik görüş. Çevresinde dönüp dolaşmak. Santra. Ortasını almak.

 

Absorption loss : Emme yitmesi. Emme kaybı. Emme yitiği. Soğurum yitimi. Absorpsiyon kaybı. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Soğurma kaybı.

Centrum : Omurun gövde bölgesi. Merkez. Bir omurun gövdesi. Orta veya merkez. Şehir merkezi. Sentrum.

Absolute units : Saltık birimler. Salt birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Temel kütle.

Absorptiometer : Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Soğurumölçer. Soğurma cihazı. Absorbsiyometre. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt.

Afferent : Merkeze giden. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Merkeze ileten, getiren, getirici. Herhangi bir sıvıyı veya duyuyu getiren yapı, afferent. İçeri ileten. Getirici sinir. Aferent. Getirici. Herhangi bir sıvıyı ya da duyguyu getiren yapı. afferent. Afferent.

Absorption edge : Absorpsiyon kenarı. Soğurum kıyısı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kenarı.

Absolute magnitude : 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Saltık büyüklük. Mutlak büyüklük.

Bosoming : Bağır. Kucak. Merkez. Kucaklamak. Gizlemek. Döş. Göğüs. Balkon. Saklamak.

Centripetal synonyms : inward moving, inward developing, centripedal, center point, acoustic feedback, abcoulomb, absorptivity, centers, bosomed, accelerometer, bosoms, absolute zero, c, avg, absorption band, sensory, absolute concentration, centre point, centripetally, medials, abnormal reflection, accumulation coefficient, average, abampere, receptive, medial, central, upline, acoustic absorptivity, centre, bosom, centrals.

 

Centripetal zıt anlamlı kelimeler, Centripetal kelime anlamı

Efferent : Götürücü. Eferent. Bir organdan dönen veya iletilen. Götürgen. Bir organ veya parçadan alıp götüren (psikoloji terimi). Götüren. Herhangi bir sıvıyı veya duyuyu götüren yapı, efferent. Merkezden dönen. Dışarıya doğru götüren.

Centrifugal : Merkezden uzaklaşan. Merkezkaç. Merkezden kaçma eğilimi. Santrifüjlü. Sentrifügal. Santrifüj.

Centripetal ingilizce tanımı, definition of Centripetal

Centripetal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending, or causing, to approach the center.