Chaser türkçesi Chaser nedir

  • Hiçbir sanat değeri taşımayan, düşük nitelikte film; başarısız film.
  • Pekiştirme mektubu.
  • Çapkın.
  • Kötü film.
  • Sert içkinin üzerine içilen hafif içecek.
  • Avcı.
  • Hafif içki.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Avcı uçağı.
  • Keski.
  • Diş açma bıçağı.
  • Hovarda.
  • Avcı gemisi.
  • Cila.
  • Kovalayan.
  • Takipçi.

Chaser ingilizcede ne demek, Chaser nerede nasıl kullanılır?

Ambulance chaser : (kuzey amerika argosu) kaza kurbanlarını takip eden. Ambulans takipçisi. Şikayetçi olarak zarar masrafları ödetme ve tazminat davası açmaya teşvik eden avukat. Yaralanmayla sonuçlanan kazaları takip ederek mağduru tazminat davası açmaya teşvik eden avukat.

Rainbow chaser : Hayal peşinde koşan kimse.

Skirt chaser : Kadın peşinde koşan adam. Kadın avcısı. Zampara. Hovarda. Çapkın. (gayrı resmi) çapkın.

Stern chaser : Kıç topu.

Submarine chaser : Avcı botu. Denizaltı avcı botu. Denizaltı avlama botu. Denizaltı avcısı.

Purchaser : Mubayaacı. Alıcı. Satın alan. Satın alma görevlisi. Alıcı firma. Müşteri. Satın alma memuru. Satınalıcı.

Chasers : Avcı. Çapkın. Diş açma bıçağı. Avcı uçağı. Kovalayan. Sert içkinin üzerine içilen hafif içecek. Cila. Keski. Hovarda. Avcı gemisi.

Woman chaser : Zampara.

Chase away : Kovmak. Önüne katıp kovalamak.

 

Steeplechasers : Engelli yarış koşucusu. Engelli yarışlarda koşması için eğitilmiş at.

İngilizce Chaser Türkçe anlamı, Chaser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chaser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corinthians : Korint. Eğlence peşinde koşan zengin delikanlı. Safa pezevengi. Korint biçemiyle ilgili. Güney yunanistan'daki antik korint kenti ve onunla ilgili olan. Yeni ahit kitaplarından biri. Pleyboy. Sosyete erkeği. Zampara.

Colters : Keski demiri. Saban kulağı. Sapan bıçağı. İowa eyaletinde şehir.

Cera : Vaks. Mum. Balmumu.

Lustre : Parıltı. Avize. Parlaklık vermek. Parlatmak. Parıldamak. İhtişam. Parlaklık. Şamdan. Sır.

Gunner : Nişancı. Topçu zabiti. Topçu. Sürekli şut denemesi yapan oyuncu. Topçu subayı. Hiç pas vermeyip topu hep kendi kullanan “bencil” oyuncu. Kadın hapishane görevlisini dikizleyerek mastürbasyon yapan mahkum.

Gadabouts : Gezenti. Serseri. Sürtük. Başıboş tip.

Stylet : Cerrah mili. Boyuncuk. Kıl gibi ince organ. Oyma bıçağı. Operatör sondası. Stile. Küçük hançer.

Bit : İkili sayamak. Önemsiz. Figüranınkinden biraz daha önemli rol; kısa ama dikkati çeken bir tipin yaratıldığı rol. İkil. Parça. Metal veya kauçuktan yapılmış ve at yarışlarında atların ağırlıklarını dengelemek için kullanılan cisim. Matkap. Bozuk para. Lokma. Arı ikili sayılar dizgesinde kullanıldıklarında 0 ve 1 sayılarından biri.

Follower : Havari. Yandaş. Kuyruk. Destekçi. Taraftar. Hizmetli. Başlık. Ahşap başlık. Mürit.

Tagalong : Otlakçı. Başkalarının sırtından geçinen. Parazit. İnatla takip eden.

 

Chaser synonyms : bounty hunter, lacquer, shadower, dissipated, fighters, huntress, stylets, amorist, catcher, lotharios, huntresses, hunter, beggared, debauchee, chisel, dangler, coursers, abandoned, interceptor, fighter, billhooks, fighter aircraft, beggaring, finishers, chasers, forager, turkey, coulter, interceptors, bad film, arch, corinthian, courser.

Chaser ingilizce tanımı, definition of Chaser

Chaser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A pursuer. A hunter. One who chases or engraves. See 5th Chase, and Enchase. A driver. One who or that which chases.