Follower türkçesi Follower nedir

Follower ile ilgili cümleler

English: Are you a leader or a follower?
Turkish: Bir lider mi yoksa bir takipçi misiniz?

English: She is a follower of Freud.
Turkish: O Freud'un çırağıdır.

English: Rousseau was mad but influential; Hume was sane but had no followers.
Turkish: Rousseau çılgın ama etkiliydi; Hume aklı başında ama hiç bir takipçisi yoktu.

English: In the Christian faith, followers believe that there is only one God, and Jesus Christ is the Son of God.
Turkish: Hristiyan inancında, imanlıların inancına göre, tek bir tanrının vardır ve İsa tanrının oğludur.

English: How many followers do you have on Twitter?
Turkish: Twitter'da kaç tane takipçiniz var?

Follower ingilizcede ne demek, Follower nerede nasıl kullanılır?

Cathode follower amplifler : Katot çıkışı kuvvetlendiricisi.

Cam follower : Supap iticisi. Supap ileceği. İtecek. Kam izleyicisi. Supap iteceği.

Camp follower : Sempatizan. Ordunun gerisinden gelen siviller. Parti taraftarı. Orduya hizmet eden fahişe. (üye olmayan) parti taraftarı. Orduyu takip eden fahişe veya yardakçı.

Cathode follower : Katot takipçisi. Katot çıkışlı amplifikatör.

 

Curve follower : Eğri okuyucu.

Followed his conscience : Vicdanı tarafından yönlendirilmiş. Vicdanını takip etmiş.

Followed blindly : Sorgusuz sualsiz kabul edilmiş. Soru sorulmamış. Kökü körüne takip edilmiş.

Followed his example : Örneği tarafından rehberlik edilmiş. Onun örneğini takip etmiş.

Followed : İzlemek. Sonucu olmak. Sonra gelmek. Uymak. Takip etmek. Dinlemek. Takip edilen. Sürdürmek. Dolayı olmak.

Followed him like a dog : Onu köpek gibi takip eden. Aşırı derecede sadık ve itaatkar. Onu bir an bile yanlız bırakmamış.

İngilizce Follower Türkçe anlamı, Follower eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Follower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tail end : Kıç. En son kısım. Son uç. Arka uç. Son. Uç. Arka kısım.

Shadow : Ruh. Belli etmek. Gölgesiyle örtmek. Gölgelemek. Ayrılmaz arkadaş. Bir gökcisminin güneş ışığını engellemesinden ileri gelen ışıksız uzay parçası. Çalışma gölgesi. Hüzün. Gölgesi gibi izlemek. Bozmak.

Endorser : Ciranta. Onaylayan. Gitar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir senedin arkasını imzalayarak devreden kişi. krş.ciro. Tecimsel belgitleri imzalayan, aktarımı yapan kişi. İmzalayan. İmza eden. Cirocu. Aktaran.

Tyrannizer : Despotik bir tarzda hüküm süren veya baskıcı bir tarzda yöneten kimse. Diktatör. Zorba gibi davranan kimse. Zorba. Despot. Tiran. Zulümcü.

Minioning : Dalkavuk. Köle. Buyruk altında olan biri. Yardakçı. Emir altındaki kimse. Gözde. Uydu.

Retainer : Avans. Dava takip anlaşması. Yapılacak bir görev ya da bir işlem karşılığı yetkilenmiş olan kişiye verilen para. Tutucu. Yatak yuvası. Tespit edici. Durdurucu. Avukatlık ücreti.

 

Bolster : Yastık. Uzun yuvarlak yastık. Yastıklamak. Cesaretlendirmek. Minder. Desteklemek. Çarpacak. Uzun yastık. Destek.

Regular : Meslekten. Partisine bağlı üye. Muvazzaf asker. Düzenli. Yoluna göre. Kural. Tam. Nizami. Sıradan. Gedikli.

Apostle : Dönme. Lider. Hz isa´nın on iki havarisinden biri. Bir hareketin lideri. Önder. Döneklik. Apostol. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri.

Follower synonyms : respecter, skinnerian, mendelian, liege subject, chapiter, oppressive, muhammadan, welding, enamored, planet, gophers, high handed, adherer, satellite, flunkey, admirers, somebody, enthusiast, adherents, tail fin, advocated, boosters, buttresses, coenobite, admirer, backer, person, queue, submitter, freudian, successor, advocates, casques.

Follower zıt anlamlı kelimeler, Follower kelime anlamı

Superior : Üstün kimse. Üst. Yüksek. Üst (rütbe). Asil. Amir. Satırın üstüne basılmış. Üstün nitelikli. Daha kuvvetli.

Leader : Gazetenin görüşünü yansıtan makale. Lider. Şef. Müşteri çeken ucuz mal. Başkan. Reis. Baş makale. Bando şefi. Önde gelen kimse. Büyük işlerde bir topluluğa önayak olan kişi.

Follower ingilizce tanımı, definition of Follower

Follower kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A disciple. One who follows. A dependent associate. A pursuer. A retainer. An attendant.