Chew türkçesi Chew nedir

  • Lokma.
  • Düşünmek.
  • Çiğnemek.
  • Çiğnenen tütün.
  • Ağız ile çiğnemek.
  • Çiğneme.
  • Gevelemek.
  • Düşünüp taşınmak.
  • Derin derin düşünmek.
  • Düşünüp taşınma.
  • Kurmak.
  • Kafa yormak.
  • Tütün çiğnemek.
  • Tütün parçası.

Chew ile ilgili cümleler

English: I cannot chew anything. I am toothless.
Turkish: Hiçbir şey çiğneyemiyorum. Ben dişsizim.

English: He can't chew well, because he has a toothache now.
Turkish: İyi çiğneyemiyor çünkü şu anda diş ağrısı var.

English: Don't chew with your mouth open.
Turkish: Ağzın açık çiğneme.

English: I chew gum.
Turkish: Sakız çiğnerim.

English: I like to chew tobacco.
Turkish: Tütün çiğnemeyi severim.

Chew ingilizcede ne demek, Chew nerede nasıl kullanılır?

Chew gum : Sakız çiğnemek. Çiğnenmiş sakız.

Chew on : Özenle düşünmek. Uzun uzadıya düşünmek. Kafa yormak. Üzerinde kafa yormak.

Chew out : Paylamak. Fırça çekmek. Azarlamak. Fırça atmak. Fırçalamak.

Chew over : Bahsetmek. Hakkında düşünmek. Kafa yormak. Üzerinde kafa yormak. Kafa patlatmak. Üzerinde düşünmek.

Chew tablet : Ağza alındığında dağılan veya çiğnenerek dağıtılan tablet. Çiğneme tableti.

Chew the fat : Laklak etmek. Geyik muhabbeti yapmak. Havadan sudan konuşmak. Geyik yapmak. Çene çalmak. Makara yapmak. Kaynatmak. Laflamak. Lak lak etmek.

 

Chew the rag with someone : Birileri ile dostça konuşmalar yapmak. Birileri ile sohbet etmek.

Chewable : Çiğnenebilir. Çiğnenebilen. Üzerinde düşünülüp taşınılabilen.

Chew the cud : Enine boyuna düşünmek. Kafa patlatmak. Uzun uzun düşünmek. Kafa yormak. Tartıp biçmek. Derin derin düşünmek. Kafada evirip çevirmek. Geviş getirmek. Düşünüp taşınmak.

Chew up : Haşlamak. Paylamak. Azarlamak. Ağır bir dille eleştirmek. Sert bir dille eleştirmek. Lime lime etmek.

İngilizce Chew Türkçe anlamı, Chew eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chew ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contravention : Muhalefet. Karşı gelme. Kanuna aykırı hareket etme. İhlal. Kanunu ihlal etme.

Nonobservance : Riayet etmeme. Uymama. Riayetsizlik.

Stutters : Kekeleyerek söylemek. Kekemelik. Teklemek. Kekeleme. Pepelemek. Pepelik. Kekelemek. Pepeleme.

Chump : Kaşkaval. Enayi. Saksı. Kütük. Alık. Mankafa. Takoz. Salak. Kemikli et.

Masticatory : Hayvan tükürük ilacı. Çiğnenen şey. Mastikatuar. Sakız. Çiklet.

Calculates : Hesap etmek. Güvenmek. Hesaplamak. Saymak. Tahmin etmek. Hesap yapmak. Hesaplama yapmak. Hesap kitap yapmak. İhtimal vermek.

Ruminate over : Uzun uzun düşünmek. Tasarlamak. Üzerinde derin derin düşünmek. Dalıp gitmek.

Morsel : Ufak parça. Parça. Zerre.

Mumbled : Ağzında gevelemek. Mırıldanmak. Mırıldamak. Dili dolaşmak. Mırıltı.

Calculate : Hesap kitap yapmak. Endazeye vurmak. Tahmin etmek. Hesaplama yapmak. Hesap yapmak. İhtimal vermek. Güvenmek. Saymak. Ölçüp biçmek. Planlamak.

Chew synonyms : manducate, manduction, chewed, building up, run over, be worried, cerebrated, rumination, eating, think deeply, builds, ruminate about, stutter, gumming, balance, crunch, breach, mumbles, cock, calculation, agonize over, contemplates, stuttered, contraventions, die, grate, excogitate, donut, cogitate over, basing, associate, bits, champing.

 

Chew ingilizce tanımı, definition of Chew

Chew kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bite and grind with the teeth. To meditate. That which is chewed. A cud. To masticate. To perform the action of biting and grinding with the teeth. That which is held in the mouth at once. To ruminate.