Lokma nedir, Lokma ne demek
Lokma; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Ağza bir defada alınıp götürülen yiyecek parçası, sokum.
- Yemek.
- Türlü kalınlıktaki cıvataları, boşluğuna geçirip sökmeye veya sıkıştırmaya yarayan metalden alet.
- Lokma tatlısı

- Genellikle haksız olarak ele geçirilen mal veya para.
"Lokma" ile ilgili cümleler
- "Öbür yemeklerden bile ağzına bir lokma koyamadı." - Ö. Seyfettin
- "Bu lokma sizin için çok büyüktür, boğazınızdan geçmez; yutamayacaksınız ve boğulacaksınız." - P. Safa
- "Bu akşam lokmayı beraber yeriz, tanışmış olursunuz." - T. Buğra
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Bol.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Demir üzerinde diş açmağa yarayan, orta kısmında dört delik bulunan araç. (*Senirkent -Isparta)
Bilimsel terim anlamı:
Yivaçarın çelikten yapılmış ve dişi açan parçaları, (bk. Şek. 4)
İngilizce'de Lokma ne demek? Lokma ingilizcesi nedir?:
die, bolus
Fransızca'da Lokma ne demek?:
condyle
Lokma hakkında bilgiler
Lokma, (Arapça:القمة القادي) un, maya, tuz ve şekerle hazırlanan hamurun, sıvı yağda kızartılmasıyla hazırlanan, şerbetle tatlandırılarak servis yapılmış olan bir Türk tatlısıdır. Türkiye'deki bazı yörelerde şerbet dökülerek tatlı olarak yenilmesine rağmen, bazı yörelerde pişi gibi şerbetsiz peynir ile yenilmektedir.
Ortası delikli yuvarlak şekilde ve küre şeklinde iki tipi vardır. Halk arasında küre şeklinde olana Saray lokması denir. Kaynağı Osmanlı Sarayına dayanmakla birlikte halk arasında da yapımı yaygınlaşmıştır. Özellikle İzmir kültürünün vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bu yüzden İzmir Lokması olarak da bilinir. İzmir'de dini öneme sahip günlerde her köşe başında pişirilen lokma tatlısının halka ücretsiz dağıtıldığı görülebilir. Özellikle sünnet düğünlerinde Lokmanın taze olarak hazırlanması, pişirilmesi ve davetlilere dağıtılması adettendir. Lokma'nın birçok çeşidi de bulunmaktadır. Ankara'nın Güdül-Ayaş yörelerinde Bırtlak diye bilinen bir lokma çeşidi vardır.
Lokma kelimesi bir ağız, bir yudum, bir parça yemek anlamına gelen Arapça'daki "لقمة" yani "lukma" kelimesinden gelmiştir. Lokmanın bir çeşidi olan bugün Arap kültüründe varolan "لقمة القاضي" yani "kadı lokması" El-Bağdadi tarafından 13. yüzyılda tarif edilmiştir.
Lokma ile ilgili Cümleler
- Bir yerde bir lokma kapmaya gidelim.
- ''Merak ettiyseniz gelip soracaktınız sıkı adamlar.'' ''Öyle ballı lokma vermekle olmaz.'' Bal ve Lokma adlı kitaptan.
- Bir lokma ısıralım.
- Ali sandviçten kocaman bir lokma aldı.
- Bir lokma daha yiyemem.
- Ali bir lokma daha aldı.
- Bu bir rıza lokmasıdır, yiyemezsin, demedim mi?
Lokma anlamı, kısaca tanımı:
Parça : Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Müzik eseri. Nesne. Pasaj. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime.
Yemek : Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Başkasının parasını harcamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Isırmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Kandırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Ağızda çiğneyerek yutmak.
Lokma çiğnenmeden yutulmaz : "her iş emekle yapılır" anlamında kullanılan bir söz.
Lokma dökmek : Konuk için yemek hazırlamak. lokma tatlısı yapmak.
Lokma etmek : Yemek yemek.
Lokma ağzında büyümek : Üzüntü veya iştahsızlık sebebiyle lokmasını yutamamak.
Lokmasını dökmek : Bir ölünün anısına lokma tatlısı yapıp dağıtmak.
Lokmasını saymak : Sofrada yemek yiyen bir kimsenin ne kadar yediğine dikkat etmek.
Lokma anahtar : Altı veya sekiz köşeli, vidaları sökmeye yarayan alet.
Lokma başlığı : Lokmaların takıldığı parça.
Lokma göz : Patlak göz.
Lokma tatlısı : Mayalı hamurun küçük yuvarlak lokmalar hâlinde kızgın yağda kızartıldıktan sonra şerbete atılmasıyla yapılmış olan bir tatlı, lokma.
Bir lokma : Çok az.
Haram lokma : Toplumun gelenek ve göreneklerine veya dinî kurallarına aykırı olarak elde edilen şey.
Et lokması : Kemiksiz ve yağsız kuşbaşı etten yapılmış olan bir tür yemek.
Kibar lokması : Gösterişli, görkemli durum veya ortam.
Saray lokması : Bir çeşit yumurtalı lokma tatlısı.
Lokma gözlü : Patlak gözlü.
Lokma karın doyurmaz şefkat artırır : "bir kimseye verilen armağan, aradaki sevgiyi artırdığı için değerlidir" anlamında kullanılan bir söz.
Lokmacı : Lokma yapan veya satan kimse.
Lokmacık : Küçük lokma.
Lokmacılık : Lokmacı olma durumu. Lokmacının işi.
Lokman hekim : Tadı güzel olan şeyler için kullanılan Lokman Hekim'in ye dediği deyiminde geçen bir söz.
Lokman ruhu : Eter.
Ağzına bir lokma koymamak : Hiçbir şey yememek.
Ağzına vur lokmasını al : "yumuşak huylu kimseye her istenilen kolaylıkla yaptırılabilir" anlamında kullanılan bir söz.
Ağzından lokmasını almak : Birinin hakkı olan şeyi ondan almak.
Bir lokma bir hırka : Hayatta azla yetinmeyi, dervişçe geçinmeyi anlatan bir söz.
Büyük lokma ye büyük söz söyleme : "başaramayacağın, sonuçlandıramayacağın bir konuda kesin sözler söyleme" anlamında kullanılan bir söz.
Er lokması er kursağında kalmaz : "insan, gördüğü iyiliği karşılıksız bırakmaz" anlamında kullanılan bir söz.
Götürü : Fiyatını toptan belirleyerek. Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.).
Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.
Sokum : Yufka ekmeğinden yapılmış olan dürüm. Lokma.
Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.
Kalınlık : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyut. Kalın olma durumu.
Cıvata : Birbirine bağlanmak istenen ağaç veya demir parçalarının üzerinde hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida.
Sökme : Sökmek işi.
Maya : Damızlık dişi hayvan. Arsız, utanmaz kimse. İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları. Uzun havalardan bir tür halk türküsü. Dişi deve. Yaradılış, öz nitelik. Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde, ferment.
Lokma : Genellikle haksız olarak ele geçirilen mal veya para. Yemek. Ağza bir defada alınıp götürülen yiyecek parçası, sokum. Türlü kalınlıktaki cıvataları, boşluğuna geçirip sökmeye veya sıkıştırmaya yarayan metalden alet. Lokma tatlısı.
Lokma alt çukuru : Condylus occipitalis ile proc. jugularis arasında yer alan canalis n. hypoglossinin bulunduğu çukurluk, fossa kondilika ventralis.
Lokma karın doyurmaz, şefkat artırır : bir kimseye verilen armağan, aradaki sevgiyi artırdığı için değerlidir anlamında kullanılan bir söz.
Lokma üst çukuru : Condylus occipitalis'in tabanının dorsalinde bulunan çukur, fossa kondilika dorsalis.
Lokma üstü deliği : Kedide kol kemiğinin epicondylus medialis'i üzerinde bulunan yarık biçimindeki delik, foramen suprakondilare.
Lokmalanmak : Yemek yemek, karnını doyurmak.
Lokman : Koncu kısa ayakkabı. Adıyaman şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Lokmanlı : Kocaeli şehrinde, Kandıra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Diğer dillerde Lokma anlamı nedir?
İngilizce'de Lokma ne demek? : [Loukoumas] n. mouthful, morsel, bit, gulp, bite, chew, gobbet
Fransızca'da Lokma : bouchée [la]
Almanca'da Lokma : n. Bisschen, Bissen, Happen, Krapfen
Rusça'da Lokma : n. кусок (M), пышка (F)

Bu kısımda Lokma nedir? Lokma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Lokma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Lokma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.