Cıvata nedir, Cıvata ne demek

Cıvata; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Birbirine bağlanmak istenen ağaç veya demir parçalarının üzerinde hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida

Osmanlıca Cıvata ne demek? Cıvata Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

cıvata, bulon, perno

Cıvata hakkında bilgiler

Cıvata, birbirine bağlanmak istenen parçaların üzerine delik açılarak ucuna somun takılarak sıkıştırılan bir bağlantı elemanıdır. Genellikle somun ile birlikte kullanılır.

Cıvatanın en çok kullanıldığı alanlar makine ve inşaat sektörüdür. Kelime kökü İtalyanca “Giaveta” sözcüğünden gelmekte olup, ilk kullanılışı M. Ö. 1. yüzyıla dayanmaktadır. Antik çağlarda silindirin üzerine tel sarılarak lehimlendi ve ilk dişli bağlantılar kullanılmaya başlandı. M.Ö. 250 yıllarında Arşimet vidası su taşımada kullanıldı. Gerçekte İskenderiyeli Heron tarafından M.Ö. 1. yüzyılda bulunmuş olan vida, o zamanlardan itibaren cerrahi aletlerde kullanıldı. Döküm tekniği ile üretim yapılıyordu. Avrupa'da 1400'lerde görülen cıvata, 1452-1519 yılları arasında Leonardo Da Vinci tarafından geliştirilmiştir. İlk tornavida kullanımı da 1700’lü yıllara rastlar. İngiltere'de 1797 yılında, Henry Maudslay (1771-1831) Amerika'da David Wilkinson 1798'de cıvata patenti almışlardır.

 

1850’li yıllarda sıcak dövme tekniği ile yapılmış olan üretim 20.y.y’nın başından itibaren seri imalatın hayatımıza girmesiyle modern üretim teknolojisi olan soğuk dövme sistemine geçmiştir. Bu sistemle günümüzde, dakikada 200 – 300 adet parçaya kadar üretim yapılabilmektedir. Amacına göre birçok çeşit cıvata vardır. Bunların arasında en çok kullanılanları altı köşe başlı cıvatalar ve alyan başlı denilen imbus cıvatalardır. Somun ve cıvataların dişleri (yiv) birbirine uygun olmalıdır. Farklı ölçeklerdeki somun ve cıvata bir bağlantıda kullanılamaz.

Kesin olarak bilinmemekle birlikte yüzlerce cıvata ve vida çeşidi bulunduğu bir gerçektir. Cıvatalar, demir, çelik, pirinç, bronz, titanyum, bakır, aluminyum gibi maddelerden yapılmakta olup, makine ve inşaat sektöründe en çok demir - çelik alaşımı tipleri kullanılmaktadır.

Cıvata anlamı, kısaca tanımı:

Bağlanmak : Yalnızca belli bir işle uğraşmak. Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek. Bağlama işine konu olmak. Sevmek, içten bağlı olmak. Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak. Beklenen şey elde edilmez olmak.

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Güçlü, kuvvetli, sert.

 

Parça : Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Müzik eseri. Pasaj. Nesne.

Delik : Dar, küçük açıklık. Dar, küçük çukur. Delinmiş olan. Küçük hayvan yuvası. Cezaevi.

Somun : Cıvatanın ucuna geçirilen, içi yivli demir başlık. Yuvarlak ve şişkin ekmek.

Başlı : Başı olan.

Vida : Döndürülerek bir yere sokulan burmalı çivi.

Cıvatalama : Cıvatalamak işi.

Cıvatalamak : Cıvata ile tutturmak.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Takılı : Takılmış, tutturulmuş, asılmış.

Bağlantı : Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman. İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ.

Eleman : Kümeye ait varlıklardan her biri. Bir toplulukta çalışan insanların her biri. Öge.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Birlik : Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Bir arada olma durumu, vahdet.

Makine : Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü. Araba, otomobil. Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması.

Cıvatalı : Cıvatası olan. Cıvata ile tutturulmuş olan.

Diğer dillerde Cıvata anlamı nedir?

Almanca'da Cıvata : n. Bolzen

Rusça'da Cıvata : n. болт (M)