Cinemas türkçesi Cinemas nedir

Cinemas ingilizcede ne demek, Cinemas nerede nasıl kullanılır?

Cinemascope : Sinemaskop. Bir filmin 2.66:1 oranında yansıtıldığı genişekran sinema formatı (konvansiyonel merceklerin gerçekleştirdiğinden iki kat daha geniş).

Cinema camera : Alıcı. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cinema floor rake : Bir sinema salonunda koltuk sıralarının, izleyicinin görüş çizgisine uygun olarak önden arkaya doğru yavaş yavaş yükselmesinden doğan eğim. Salon eğimi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cinema goer : Sık sık sinemada film seyretmeye gitmekten hoşlanan kimse. Film müdavimi. Sinema müdavimi. Sinemaya giden kimse.

Cinema hall : Sinema salonu.

Cinema programme : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İletişim araçlarıyla oluşturulan bilgilerin, izlencelerin tümü. bir sinemanın bir gösterimindeki filmlerden oluşan, belirli bir süre sonunda yerini başka filmlere bırakan gösterisi. belirli tarihlerde ve gösterimlerde hangi filmlerin yer alacağını, bu filmlerle ilgili kısa bilgileri veren yazı. tv. belirli bir televizyon yayacının bir gün içinde değişik bölümlerden oluşan yayınlarının tümü. bu yayın içinde kendi başına bir bütün oluşturan bölümlerden her biri. bu bölümlerin sıralanış ve saatlerini gösteren, bunlarla ilgili kısa bilgiler veren yazı. İzlence.

 

Cinema world : Sinemacıların ve sinema kuruluşlarının oluşturduğu çevre. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema dünyası.

Cinema manager : Sinema yöneticisi. Bir sinemanın çalışmalarını yöneten kimse. Oynatımcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cinema lighting : Bir sinema salonunda gösterim sırasında ya da arasında gerekli ışığın sağlanması. Salonun aydınlatılması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

New american cinema group : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yeni amerikan sineması akımını oluşturan topluluk. geleneksel amerikan sinemasına, özellikle hollywood ürünlerine karşı bir tepki olarak doğdu; bu sinemanın yapım ve yönetim yöntemlerine taban tabana karşıt bağımsız, dar bütçeli, deneysel yanı ağır basan çalışmalara yöneldi. yeraltı sineması bu akımın bir koludur. Yeni amerikan sinema topluluğu.

İngilizce Cinemas Türkçe anlamı, Cinemas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cinemas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Theater : Ameliyathane. Alan. Tiyatro. Sahne. Meydan. Bkz.theatre. Sinema (amerikan ingilizcesi). Oyunevi.

Center : Ortaya yerleştirmek. Orta. Bir kentin, tecim ve işgörü etkinliklerinin toplandığı çekirdek kesimi, bk. özbölge, iş özeği, kent özeği. kentsel işlevlerin ve etkinlerin yoğunlaştığı irili ufaklı yerleşim yerleri, kentler. Ortaya gelmek. Sente. Ilımlı politik görüş. Santra. Merkezde toplamak. Kemer inşaat desteği. Punta.

 

Snapper : Çoğunlukla pasifik ve atlantik kıyı sularında rastlanan bir deniz balığı türü. İşyeri gözetmeni (argo terim). Büyük kaplumbağa. Kapan. Kapan kaplumbağa. Kapanlevrek. İş denetmeni.

Kinemas : (british kullanım) sinema.

Cine : Sine. Film.

Silver screen : Sinema perdesi. Film.

Football player : Futbolcu.

Theatre : Amfiteatr. Tümcül tiyatro. Sinema (amerikan ingilizcesi). Tiyatroyu, bütün sanat dallarıyla uyumlu bir biçimde kaynaştırarak ortaya çıkartmayı doğru bulan tiyatro anlayışı. Alan. Sahne. Meydan. Geniş anlamı içinde, dram sanatının yönetmen, oyuncu, tasarım sanatçıları, uygulayımcılar, uzmanlar ve seyircinin etkileşimi ile ortaklaşa üretilmesi. dramatik gösterilen tümü. betik dışında kalan tiyatroluk öğelerin tümü. 4 - oyun oynama eylemi. 5 - oyunların oynandığı yapı, alan ya da yer. 6 - etkinliğine ilişkin olarak tiyatral gereçler ya da yöntemler. Gösteri evi.

Celluloid : İnce, saydam, bükülebilir olan, selüloit sinema filmlerinin tabanını yapmakta kullanılan, selüloz nitrat ve kafurudan yapılan ısılyoğruk özdek. (mecaz olarak) film. Seluloid. Selüloit. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Selüloid.

Medium : Ortalama. İncelenecek yapıyı ortaya çıkarmak için x ışınlarını emen, baryum ve iyot gibi pozitif kontrast maddeler veya x ışınlarını fazla geçiren karbondioksit ve azotdioksit gibi negatif kontrast maddeler. Bir kuvvetin etkimesini ya da bir etikinin iletilmesini sağlayan özdeksel çevre. Aracı. Gereç. Orta düzey. İfade vasıtası. Ortam. Bir kimsenin ya da bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Orta.

Cinemas synonyms : picture theater, cinema hall, cinema, guard, cines, kinema, tackle, picture, flicks, movie, cinematographies, film, footballer, movies, cinematography, pictures, moving picture, end, film theater, motion picture.