Snapper türkçesi Snapper nedir

  • Kapanlevrek.
  • İş denetmeni.
  • Kapan kaplumbağa.
  • İşyeri gözetmeni (argo terim).
  • Çoğunlukla pasifik ve atlantik kıyı sularında rastlanan bir deniz balığı türü.
  • Büyük kaplumbağa.
  • Kapan.

Snapper ingilizcede ne demek, Snapper nerede nasıl kullanılır?

Red snapper : Atlantik sularında yaşayan bir balık. Kırlangıç balığı. Kırlangıç balığı (zooloji terimi). Amerika ve afrika kıtası açıklarında yaşayan bir balık türü.

Snappers : Kapanlevrek. (argo) takma dişler. Kapan. Sahte dişler.

Whippersnapper : Kendini beğenmiş. Zıpır delikanlı. Kendini bir şey sanan delikanlı. Küçük çocuk.

Whippersnappers : Kendini bir şey sanan delikanlı. Zıpır delikanlı. Küçük çocuk. Kendini beğenmiş.

Unsnapped : Yayına basarak gevşetmek. Çıt çıtlarını çözerek açmak. Çıtçıtını açmak. Çıt çıtını açmak.

Snappiness : Kızgınlık. Huysuzluk. Beklenmedik olma durumu. Zekice olma durumu. Acelecilik. Ani olma durumu. Canlılık. Aksi olma durumu. Enerjik olma durumu. Hızlı olma durumu.

Snapping turtles : Kapan kaplumbağagiller. Sürüngenler (reptilia) sınıfının, kaplumbağalar (testudinata) takımının, gizli boyunlular (cryptodira) alt takımından, uzun kuyruklu, ırmak ve bataklıklarda yaşayan, büyük boylu türlere sahip bir familya.

 

Snappishly : Aniden. Beklenmedik bir şekilde. Gıcık bir şekilde. Rahatsız edici bir şekilde. Atik bir şekilde. Aksi bir şekilde. Ukalaca. Hızlı bir şekilde. Enerjik bir şekilde. Kibar bir şekilde.

Snappy : Yerinde. Canlı. Şık. Hızlı. Atik. Hazır (cevap). Kıpır kıpır. Çevik. Çabuk. Zarif.

Snappily : Atik bir şekilde. Enerjik bir şekilde. Rahatsız edici bir şekilde. Acele bir şekilde. Zekice. Çevik bir şekilde. Aniden. Aksi bir şekilde. Kibar bir şekilde. Hızlı bir şekilde.

İngilizce Snapper Türkçe anlamı, Snapper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snapper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catcher : Ceza evinde cinsel tacize uğrayan güçsüz kimse. Yakalayan şey. Mandal. Avcı. Yakalayan kimse. Cezaevinde pasif ibne. Kolon ya da piramitte üstündekileri taşıyan güçlü kişi. trapez gösterisinde uçan trapezciyi tutup taşıyan cambaz. Yakalayıcı. Taşıyıcı.

Cracker : Sistem kırıcı. Piliç. Gevrek. Kırıcı. Kırıcı yuvgu. Çatapat. Yavru. Bisküvi. Kraker. Kırma makinesi.

Snappers : (argo) takma dişler. Sahte dişler.

Red snapper : Kırlangıç balığı. Atlantik sularında yaşayan bir balık. Kırlangıç balığı (zooloji terimi). Amerika ve afrika kıtası açıklarında yaşayan bir balık türü.

Wires : Tel. Tuzak. Nüfuz. Teller. Kontrol. İdare. Kiriş. Telgraf. Kukla ipi.

Trapan : Kıskaç. Tuzak.

Wire : Nüfuz. Kontrol. Kiriş. Elektrik tesisatı döşemek. Telgraf. Kablo. Çıngı teli bağlamak. Telgraf göndermek. Kukla ipi.

Springes : Tuzak. İlmekli tuzak. Tuzağa düşürmek.

Snares : Tuzakla yakalamak. Tuzak. Kıskaç. Kapana kıstırmak. Kapmak. Çok istenilen bir şeyi elde etmek. Tuzağa düşürmek. Avlamak. Tuzak kurmak.

 

Favour : İyilik. Ayrıcalık. Rahatlatmak. İltimas. Yüreklendirmek. Koruma. Desteklemek. Lütuf. Destek. Kayırma.

Snapper synonyms : cracker bonbon, party favor, party favour, chrysophrys auratus, gin, lure, saltwater fish, favor, gins, springe, trap, snare.

Snapper ingilizce tanımı, definition of Snapper

Snapper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a snapper up of trifles. One who, or that which, snaps. The snapper of a whip. A device with a flexible metal tongue for producing clicks like those of the sounder.