Snares türkçesi Snares nedir

  • Kapana kıstırmak.
  • Tuzak.
  • Kapmak.
  • Trampet kirişi.
  • Tuzağa düşürmek.
  • Çok istenilen bir şeyi elde etmek.
  • Tuzak kurmak.
  • Tuzakla yakalamak.
  • Kapan.
  • Kıskaç.
  • Avlamak.

Snares ingilizcede ne demek, Snares nerede nasıl kullanılır?

Ensnares : Tuzağa düşürmek. Ağına düşürmek. Kapanla yakalamak. Kapana kıstırmak.

Snare drum : Trampet.

Set a snare for somebody : Tuzak kurmak. Kapana kıstırmak.

Set a snare : Tuzak kurmak. Kapan kurmak. Dolap çevirmek.

Snare : Tuzağa düşürmek. Tuzakla yakalamak. Trampet kirişi. Tuzak. Avlamak. Tuzak kurmak. Kapana kıstırmak. Kapmak. Kıskaç. Çok istenilen bir şeyi elde etmek.

Insnare : Tuzağa düşürmek. Kapana kıstırmak. Kapanla yakalamak.

Snarer : Tuzağa düşüren. Kapana kıstıran. Kapana kıstıran kimse.

Ensnarement : Yakalanma. Tuzağa yakalanma. Tuzağa düşme. Çekicilik. Kapana kıstırma. Tuzağa düşürme. Yakalama.

Ensnare : Ağına düşürmek. Kapanla yakalamak. Kapana kıstırmak. Tuzağa düşürmek.

Snared : Kapana dolaşmış. Kapana kıstırılmış. Tuzağa düşürülmüş. Kapana kısılmış.

İngilizce Snares Türkçe anlamı, Snares eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snares ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ambuscaded : Pusu kurmak. Pusu yeri. Pusu. Pusuda beklemek. Pusuya düşürmek. Pusuya yatmak. Pusuya yerleştirmek.

 

Enmesh : Ağa düşürmek.

Wires : Kontrol. Teller. Tel. Kiriş. Telgraf. İdare. Kukla ipi. Nüfuz.

Piece : Kısa yazı. Parça. Birleştirmek. Yamamak. Yamalamak. Tane. Eklemek. Kalıp. Pare. Parçalarını eklemek.

Chivvied : (harekete geçmesi için vb.) dürtmek. Rahatsız etmek. Avlanmak. Sıkmak.

Ration : İstihkak. Vesika ile dağıtmak. Tayına bağlamak. Piyasada kıt olan malı tüketicilere paylaştırmak amacıyla karne verilmesine dayanan tayınlama yöntemi. Karne ile vermek. Hayvanların yaşama ve verim payı besin madde gereksinimlerini karşılayan, bir veya daha fazla yem maddesinin karışımından oluşan, hayvanların tüketebileceği bir günlük yem miktarı, diyet, günlük rasyon. Hisse. Karneye bağlamak. Pay. Vesika ile verilen miktar.

Springe : İlmekli tuzak.

Stare down : Yenmek. Alt etmek. Bakışlarıyla altetmek. Üstesinden gelmek.

Account : Sayışım. Yakalamak (av). Açıklamasını yapmak. Açıklamak. Hesap görme. Gözüyle bakmak. Söylenti. Avantaj. Hesap verme.

Snares synonyms : trapan, net profit, catcher, clutch, colluded, baited, look, snappers, carry off, catches, ambush, set a trap, snapper, catch on, outstare, cast salt on the tail of, ambushing, enmeshing, ensnaring, grippers, chivies, chevied, forceps, caught, clutched, bait, carrying off, claw, chases, way, snare, enmeshes, stake.

Snares zıt anlamlı kelimeler, Snares kelime anlamı

Act : Rol yapmak. Hareket etmek. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Bir tiyatro yapıtında olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm. Görevini yapmak. Davranmak. Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Edim. Yasa.

Snares antonyms : anapsid.