Ensnare türkçesi Ensnare nedir

  • Kapanla yakalamak.
  • Tuzağa düşürmek.
  • Kapana kıstırmak.
  • Ağına düşürmek.

Ensnare ingilizcede ne demek, Ensnare nerede nasıl kullanılır?

Ensnared : Kapana kıstırmak. Ağa yakalanmış. Tuzağa düşürmek. Kapanla yakalamak. Tuzağa düşmüş.

Ensnarement : Tuzağa düşürme. Kapana kıstırma. Çekicilik. Tuzağa yakalanma. Yakalanma. Yakalama. Tuzağa düşme.

Ensnarements : Yakalanma. Tuzağa düşürme. Yakalama. Tuzağa yakalanma. Tuzağa düşme. Çekicilik. Kapana kıstırma.

Ensnarer : Tuzağa düşüren. Yakalayan. Kapana kıstıran.

Ensnarers : Tuzağa düşüren. Kapana kıstıran. Yakalayan.

Ensnarl : Güçleştirmek. Karmakarışık hale getirmek. Dolaşmak. Dolaştırmak. Çapraşık bir hal almak. Karmakarışık etmek.

Ensnarls : Dolaşmak. Dolaştırmak. Karmakarışık etmek. Karmakarışık hale getirmek. Çapraşık bir hal almak. Güçleştirmek.

Ensanguine : Kanla kaplamak. Kana bulamak. Kana boyamak. Kanla kirlenmek. Kan lekesi yapmak. Kanla lekelemek.

Ensnarling : Dolaşma. Karmakarışık hale getirme. Karmakarışık etme. Dolaştırma. Güçleştirme. Çapraşık bir hal alma.

Ensamples : Nümune. Örnek. Örnek göstermek. Örnek yoluyla göstermek. Örneklerle açıklamak. Örneklemek.

İngilizce Ensnare Türkçe anlamı, Ensnare eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ensnare ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Decoy : Tuzak. Ördek tuzağı. Hile. Çığırtkan kuş. Tatbikat cephanesi. Yemlik. Tuzak yemi. Tuzağa düşüren kimse. Yem.

Capture : Yansıtmak. Esir almak. Bir nükleer ya da atomik sistemin ek bir parçacık elde ettiği süreç. Özdeciksel ya da çekirdeksel bir yapının ılıncık gibi bir parçacıkla etkileşerek onu yakalaması. Almak. Esir alınma. Aynen almak. Bilgisayar, hukuk, coğrafya, fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Özelliğini yitirmeden korumak. Zaptetmek.

Snares : Çok istenilen bir şeyi elde etmek. Tuzak. Avlamak. Trampet kirişi. Kapan. Kapmak. Kıskaç. Tuzak kurmak.

Circumventing : Bozmak. Tekerine çomak sokmak. Dolambaçlı bir yoldan gitme. Çevresini sarmak. Alt etmek. Yanından geçme. Yan çizmek. Kurtulmak. Üstün gelmek.

Lead on : Yutturmak. Kandırmak. Önde gitmek. Götürmek. İnandırmak. Önden buyur. Ayartmak.

Enmeshes : Ağa düşürmek.

Trap : Tuzak. Sahnede yerde bulunan kapak. bu, kimi kez, asansör biçimindedir. alçalıp yükselmesi, mekanik bir düzenle, ya da elektrikle yapılır. Kapan. Yer kapağı. Fiziksel kimya aygıtlarında, kimi gazları yoğunlaştırarak alıkoyan ya da asıltı taneciklerini tutan kap. Yakalamak. Pusuya düşürmek. Balıkların serbestçe içeri girdikleri fakat dışarı çıkmalarına engel olan av aletleri. Ağız.

Ensnare synonyms : illaqueate, immesh, immeshing, cozen, circumvent, deceive, snare, enmeshing, ensnares, ambuscaded, gin, gins, circumvented, decoying, ensnaring, ambuscades, decoyed, trapped, entrap, delude, set a snare for somebody, ambuscading, trammel, circumvents, catch, snaring, enmeshed, insnare, ginning, enmesh, frame, ambuscade, ensnared.

Ensnare ingilizce tanımı, definition of Ensnare

Ensnare kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To catch in a snare. [Bakınız: Insnare].