Wires türkçesi Wires nedir

Wires ile ilgili cümleler

English: Puppets work with wires.
Turkish: Kuklalar teller ile çalışır.

English: Wires are used to convey electricity.
Turkish: Kablolar elektrik iletmek için kullanılır.

English: I'm sorry. We must have our wires crossed. I thought we were talking about last night.
Turkish: Üzgünüm. Birbirimizi yanlış anlamış olmalıyız. Ben dün geceden bahsettiğimizi sanıyordum.

English: The man connected two wires.
Turkish: Adam iki kabloyu bağladı.

English: He has three wires.
Turkish: Onun üç oğlu var.

Wires ingilizcede ne demek, Wires nerede nasıl kullanılır?

Wirespun : Hayali. Tel gibi gerilmiş. Net olmayan. Metal kablo gibi gerilmiş. Temelsiz. Gerçek dışı. Belirsiz.

Haywires : Karmakarışık. Bir tahtası eksik. Darmaduman. Deli. Düzensiz. Üşütük. Bozuk. Kaçık. Balya teli.

Rewires : (beyin için) kendini yeniden yapılandırmak veya düzenlemek veya şekillendirmek. Tekrar tel döşemek. Yeniden telgraf çekmek.

Tripwires : İnsanların tökezlemesi için yere yakın gerdirilerek döşenen gizlenmiş kablo veya ip. Daha büyük bir olayı veya faaliyeti tetikleyen şey. Tökez teli. Çalıştıran kablo (kamera, mayın, tuzak, silah, vb.). Tetikleyici mekanizma veya tel.

 

Wire away : Dört elle sarılmak. Canla başla girişmek. Sıkı tutmak.

Wire brushing : Tel fırça ile fırçalama. Telli fırça ile fırçalama. Telli fırça. Telli fırçalama. Tel fırça.

Wire cutters : Tel kesicisi. Tel kesmek için kullanılan makasa benzeyen alet. Tel makası.

Wire drawing : Tel çekme.

Wire basket : Tel sepet.

Wire dancer : İp cambazı.

İngilizce Wires Türkçe anlamı, Wires eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wires ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lead in : Konuya giriş yapmak. Anten giriş teli. Konuya girmek. Besleme. Bir şeye girmek veya girişmek veya başlamak. Giriş. Tanıtma. Programı açış sözleri. Kablosu. Verici dalgalığı ya da almacı, yüksek yinelenimli imle besleyen; verici dalgalığı vericiye ya da alıcı dalgalığı almaca bağlayan kablo.

Ambuscading : Tuzağa düşürmek. Pusuya yerleştirmek. Pusuya yatmak. Tuzak kurmak. Pusu. Pusuda beklemek. Pusu kurmak. Pusu yeri. Pusuya düşürmek.

Bracing : Canlandırıcı. Destekleme. Destekleyiş. Kirişleme. Zinde yapan. Kasalı gitarda ses tahtasının kirişlerle desteklenmesi işlemi. Zindeleştiren. Kasalı gitarlarda kasanın sağlam ve dengeli durabilmesi, sesin doğru ve gür çıkabilmesi için ses tahtası içerisine yapıştırılan tahta çubuklar. Dayanak. Kuvvetlendirici.

Piano wire : Çelik tel. Piano teli. Piyano teli.

Countenances : Müsamaha etmek. Destek. Surat. Desteklemek. Onama. Yüz vermek. Göz yummak. Çehre. Teşvik etmek. Yüz.

Administrations : Uygulama. İdarecilik. Yönetim. Ettirme. Hükümet (amerikan ingilizcesi). Bakanlar kurulu. Yerine getirme.

 

Trip wire : Tuzak teli.

Aerograms : Uçak mektubu. Telsiz telgraf. Aerogram.

Cobweb : Örümcek. Hile. Ağ. Kuruntu. Dayanıksız şey. Örümcek ağının teli. Temizlenmesi gereken pislik. Örümcek ağı.

Ligament : Ligament. Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli, telli sık bağ dokusu şeridi. yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı. ligament. Bağ doku. Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli, telli sık bağ dokusu şeridi. yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı, ligament. Bağdoku. Lıgament. Kemik bağ dokusu. Bağ. Köprü.

Wires synonyms : booster cable, jumper lead, baling wire, admin, colludes, clouts, flexes, controlling, ambuscades, conns, filum, conn, diffusion, chancellery, composure, aerogram, telegraph line, filament, chancelleries, control desk, birdlime, ascendence, clout, dominance, dept, checkouts, staple, a warm corner, telegraphic, countenance, trap, ascendancy, girder.

Wires zıt anlamlı kelimeler, Wires kelime anlamı

Wireless : Radyo. Telsiz telefona veya telgrafa ait. Teli olmayan. Telsiz. Telsiz telgraf. Ünalgı. Kablosuz. Telsiz telefon. Radyoya ait. Telgraf veya telefon.

Unfasten : Gevşetmek. Çözülmek. Koyuvermek. Açmak. Açılmak. Gevşemek. Çözmek.

Wires antonyms : unwire.