Set a snare türkçesi Set a snare nedir

  • Dolap çevirmek.
  • Kapan kurmak.
  • Tuzak kurmak.

Set a snare ingilizcede ne demek, Set a snare nerede nasıl kullanılır?

Set : Bir odayı ya da kapalı bir alanı gösteren dekor. 800 metreye dek düzenlenen koşularda, çıkış çizgisinde yerlerini alan yarışçıları dikkat durumuna getirmek için, çıkışçının kendi ana dilinde verdiği uyarı komutu. Tenis, atletizm, bilgisayar, fizik, uzay, voleybol alanlarında kullanılır. Küme. Oluşup gelişmek (meyve veya tohum). Olgunlaşmak. Dediğim dedik. Batmak. Belirli. Dönem.

A : Argonun simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En yüksek not. Miktar belirtir. Atom ağırlığı. Belirli bir tür veya nitelikteki. (herhangi) bir. La (müzik terimi). Pek iyi. Bir.

Snare : Tuzak kurmak. Trampet kirişi. Çok istenilen bir şeyi elde etmek. Tuzakla yakalamak. Tuzak. Avlamak. Kapmak. Kıskaç. Tuzağa düşürmek. Kapan.

Set a snare for somebody : Kapana kıstırmak. Tuzak kurmak.

Set a boat afloat : Tekneyi yüzdürmek.

Set a good example : Örnek oluşturmak. İbret olmak. Ders olmak. İyi örnek olmak.

Set a limit : Bir sınır yapmak. Bir sınır kararlaştırmak veya belirlemek. Sınır koymak.

Set a clock : Saati doğru zamana ayarlamak. Saati ayarlamak.

Set a legal precedent : Hukuki bir örnek karar vermek. Mahkeme tarafından verilmiş örnek oluşturabilecek yenilikçi karar.

 

Set a broken bone : Kırık bir kemiği uygun yerine yerleştirmek. Kırık bir kemiği yerine yerleştirmek.

İngilizce Set a snare Türkçe anlamı, Set a snare eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Set a snare ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ambuscading : Tuzak. Pusuda beklemek. Pusuya yatmak. Pusuya düşürmek. Pusuya yerleştirmek. Pusu kurmak. Tuzağa düşürmek. Pusu yeri. Pusu.

Bushwhack : Pusuda beklemek. Sık ağaçlı ormanlarda veya cangıllarda ağaçlar veya çalılar arasından patika açmak. Pusuya düşürmek. Pusuya yatmak. Çalılık arazide yaşamak veya seyahat etmek. Pusu kurmak. Gerilla savaşçısı olmak.

Cabals : Dalavere yapmak. Dolap. Entrika. Hizip. Komplo. Hile yapmak. Fitne. Komplo kurmak. Dalavere veya hile yapmak.

Gerrymandering : Dalavere. Bir seçim bölgesini ayrımcı bir şekilde bölmekle ilgili şüpheli yaklaşım (belli bir adayın çıkarı için). Seçime hile karıştıran kimse. Bir bölgede belirli bir parti veya kişi için oy kullanacak kişi sayısını arttırmak için o bölgenin sınırlarını değiştirme. Seçimlerde hile yapmak. Saptırmak. Seçim hilesi. Bir meseleyi haksız olarak kendi menfaatine idare etmek. Bir siyasi partinin çıkarlarına uygun düşecek şekilde ayarlamak (seçim bölgesini).

Colludes : Tuzak. Dolandırma amacıyla üçüncü bir şahısla gizli anlaşma yapmak. Dolap çevirmek (argo terim). İştirak etmek. Gizlice anlaşmak. Tezgah hazırlamak. Göz yummak.

Maneuver : Manevra. Manevra yapmak. Hile yapmak. Manevra yaparak belirli bir yere getirmek. Bkz.manoeuvre. Birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için). Tedbir. Birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek. Önlem almak.

 

Bushwhacked : Çalılık arazide yaşamak veya seyahat etmek. Pusuda beklemek. Sık ağaçlı ormanlarda veya cangıllarda ağaçlar veya çalılar arasından patika açmak. Pusuya düşürmek. Pusuya yatmak. Pusu kurmak. Gerilla savaşçısı olmak.

Ambuscades : Pusuda beklemek. Pusuya düşürmek. Tuzak. Pusu kurmak. Pusuya yerleştirmek. Pusuya yatmak. Tuzağa düşürmek. Pusu. Pusu yeri.

Machinated : Entrika çevirmek. Kumpas kurmak. Entrika düzenlemek. Düzenbazlık etmek.

Set a snare synonyms : set a trap, gerrymandered, colluding, trap, ambuscaded, be up to something, gerrymanders, cabal, ambushing, ambuscade, machinate, bushwhacks, maneuvering, maneuvered, collude, ambushed, gerrymander, colluded, cast salt on the tail of, trapped, set a snare for somebody, ambushes, ambush, bushwhacking.