Set a trap türkçesi Set a trap nedir

  • Kapan kurmak.
  • Tuzak kurmak.

Set a trap ile ilgili cümleler

English: Have you ever set a trap for a bear?
Turkish: Sen hiç bir ayı için tuzak kurdun mu?

English: Ali set a trap.
Turkish: Ali bir tuzak kurdu.

English: He set a trap to catch the animal.
Turkish: Hayvanı yakalamak için bir tuzak kurdu.

English: I cannot set a trap here. It's forbidden to hunt.
Turkish: Burada bir kapan kuramam. Avlanmak yasaktır.

English: We set a trap to catch a fox.
Turkish: Biz bir tilki yakalamak için bir tuzak kurduk.

Set a trap ingilizcede ne demek, Set a trap nerede nasıl kullanılır?

Set : Azimli. Ayarlamak. İçten olmayan. Takım. Dönem. Olgunlaşmak. Bir gökcisminin gözerimi altına inmesi eylemi. Değişmez. Öbek. Dekor kurmak.

A : Miktar belirtir. Argonun simgesi. La (müzik terimi). Bir. Pek iyi. Atom ağırlığı. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Herhangi bir. En yüksek not.

Trap : Kapana kıstırmak. Sahnede yerde bulunan kapak. bu, kimi kez, asansör biçimindedir. alçalıp yükselmesi, mekanik bir düzenle, ya da elektrikle yapılır. Tuzak. Yer kapağı. Pusuya düşürmek. Set çekmek. Ağız. Tuzak kurmak. Oyuna getirmek. Bezemek.

Set a trap for : -e tuzak kurmak. Tuzak kurmak.

Set a boat afloat : Tekneyi yüzdürmek.

 

Set a date : Bir tarih belirlemek.

Set a broken bone : Kırık bir kemiği yerine yerleştirmek. Kırık bir kemiği uygun yerine yerleştirmek.

Set a good example : Ders olmak. İyi örnek olmak. İbret olmak. Örnek oluşturmak.

Set a high value on : Çok kıymet vermek.

Set a limit to : Verilen bir değere limit koymak.

İngilizce Set a trap Türkçe anlamı, Set a trap eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Set a trap ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bushwhacked : Pusuda beklemek. Pusu kurmak. Gerilla savaşçısı olmak. Çalılık arazide yaşamak veya seyahat etmek. Pusuya yatmak. Pusuya düşürmek. Sık ağaçlı ormanlarda veya cangıllarda ağaçlar veya çalılar arasından patika açmak.

Trap : Bezemek. Kapak takmak (gaz kaçırmasın diye). Balıkların serbestçe içeri girdikleri fakat dışarı çıkmalarına engel olan av aletleri. Tuzağa düşürmek. Yer kapağı. Sahne tabanında bulunan kapak. bu kapak özellikle eski tiyatrolarda bulunur. yeni yapılarda bunun yerini elektrikle işleyen iner-çıkarlar almıştır. Fiziksel kimya aygıtlarında, kimi gazları yoğunlaştırarak alıkoyan ya da asıltı taneciklerini tutan kap. Kapan. Pusuya düşürmek.

Bushwhack : Gerilla savaşçısı olmak. Çalılık arazide yaşamak veya seyahat etmek. Pusuda beklemek. Pusu kurmak. Sık ağaçlı ormanlarda veya cangıllarda ağaçlar veya çalılar arasından patika açmak. Pusuya düşürmek. Pusuya yatmak.

Ambuscades : Pusuya yerleştirmek. Pusu yeri. Tuzak. Pusu. Pusuya yatmak. Pusuda beklemek. Tuzağa düşürmek. Pusu kurmak. Pusuya düşürmek.

Ambush : Pusu kurmak. Tuzak. Pusuya yatmak. Pusuya yerleştirmek. Pusuda beklemek. Pusuya yatılan yer. Pusu. Pusuya düşürmek.

 

Bushwhacks : Pusuya yatmak. Gerilla savaşçısı olmak. Pusuya düşürmek. Pusu kurmak. Çalılık arazide yaşamak veya seyahat etmek. Pusuda beklemek. Sık ağaçlı ormanlarda veya cangıllarda ağaçlar veya çalılar arasından patika açmak.

Cast salt on the tail of : Yakalamak. Kapmak.

Ambushed : Pusuya düşürmek. Pusuya yerleştirmek. Pusuya düşürülmüş. Pusuya yatmak. Pusuya düşmüş.

Ambuscade : Pusuya düşürmek. Pusu. Pusuya yatmak. Tuzağa düşürmek. Tuzak. Pusu kurmak. Pusu yeri. Pusuya yerleştirmek. Pusuda beklemek.

Ambuscaded : Pusuya düşürmek. Pusuya yerleştirmek. Pusu yeri. Pusuda beklemek. Tuzak. Pusuya yatmak. Pusu kurmak. Pusu. Tuzağa düşürmek.

Set a trap synonyms : ambushes, ambuscading, bushwhacking, ambushing, set a snare for somebody, set a snare, trapped.