Cine türkçesi Cine nedir

Cine ile ilgili cümleler

English: I love cinema.
Turkish: Sinemayı severim.

English: He seldom, if ever, goes to the cinema.
Turkish: O, nadiren, kırk yılda bir sinemaya gider.

English: I am fond of the cinema.
Turkish: Ben sinema meraklısıyım.

English: He lost his cinema ticket.
Turkish: O, sinema biletini kaybetti.

English: I can't afford to go to the cinema twice a week.
Turkish: Haftada iki kez sinemaya gidecek gücüm yok.

Cine ingilizcede ne demek, Cine nerede nasıl kullanılır?

Cine camera : Film çekme kamerası. Kamera. Sinekamera.

Cine film : Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema filmi. Film.

Cine radiography : Fluoresan ekrandaki görüntünün sinema şeridi gibi seri halde fotoğraflarının alınması. Sineradyografi.

 

Cine record : Film çekmek. Film çevirmek.

Narrow gauge cine camera : Dar film kamerası. Amatör kamerası. Dar filmleri kullanan, ufak, hafif, kolayca çalıştırılabilen alıcı çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özenci alıcısı.

Cinema : Sinema. Sinema salonu.

Cinegraphic analysis : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmin sinema özellikleri yönünden yapılan, görüntü öğelerinin tek tek incelenmesine dayanan çözümleme. Sinemalık çözümleme.

Cineast : Film veya sinema hayranı. Sinemanın çeşitli kollarından birinde çalışan kimse. uğraşı sinemacılık olan kimse. Sinema filmi yapımcısı. Sinema hastası. Sinemacı. Sinema filmi yöneten ve yapan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Film yapımcısı.

Cinefaction : Yakarak kül etme.

Cinecamera : Sinekamera. Bir gözlemde gözlenen durumun akışını ve doğallığını bozmamak ve tam nesnelliği sağlamak üzere bir gözlemi görüntüleyen aygıt. Kamera. Sinema filmi çeken kamera. Görüntüalır.

İngilizce Cine Türkçe anlamı, Cine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Movie camera : Film makinesi. Alıcı. Kamera. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Movies : Filmler.

Motion picture film : Alıcıda ya da basım aygıtında kullanılmamış, duyarkatı ışıkla etkilenmemiş film. Boş film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema filmi.

 

Chest : Bağır. Sandık. Göğüs. Kutu.

Bosom : Çok yakın. Kucak. Koyun. Samimi. Orta. Bağır. Gizlemek. Balkon. Elbisenin göğüs kısmı. Saklamak.

Roll tk : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yönetmenin, film yayıncısına filmi yayına sokması için verdiği komut.

Movie : Film (sinemada gösterilen). Sinema filmi. Video. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Picture : Kafasında canlandırmak. Tasavvur etmek. Zihninde canlandırmak. Tasvir. -in mükemmel örneği. Timsal. Görülmeye değer şey ya da kişi. Fotoğraf. Görüntü.

Cine synonyms : movie film, photographic film, photographic camera, cines, flicks, motion picture camera, camera, picture theater, cinematography, moving picture, cinemas, cinematograph film, sound film, pictures, motion picture, pic spaghetti, run telecine, cinema, kinema, membrane, roll telecine, sound camera, macaroni, cinematographies, kinemas, breast, film, flick, cine film.