Movies türkçesi Movies nedir
Movies ile ilgili cümleler
English: Ali doesn't go to the movies as often as he'd like to.
Turkish: Ali istediği kadar sık sinemaya gitmez.
English: Ali asked Mary what kind of movies she liked.
Turkish: Ali Mary'ye ne tür filmlerden hoşlandığını sordu.
English: Ali can't go to the movies tonight.
Turkish: Ali sinamaya gece gidemiyor.
English: Ali and Mary don't go to the movies very often.
Turkish: Ali ve Mary çok sık sinemaya gitmezler.
English: Actually we wanted to go to the movies on Saturday, but we changed our mind and stayed at home.
Turkish: Aslında cumartesi günü sinemaya gitmek istiyorduk ama düşüncemizi değiştirip evde kaldık.
Movies ingilizcede ne demek, Movies nerede nasıl kullanılır?
Would you like to go to the movies with me : .
Detective movies : Polisiye filmler. Hafiyelik filmleri. Dedektif filmleri. Suç çözmeye odaklı filmler.
Go to the movies : Sinemaya gitmek. Film izlemek için sinemaya gitmek.
The movies : Sinema sanatı. Sinema. Beyazperde.
Violent movies : Şiddet içerikli filmler. Çokça saldırı ve terör içeren filmler.
Movie director : Film yönetmeni.
Movie maker : Sinema sanatının ürünlerini veren kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema sanatçısı.
Movie file : Sinema dosyası.
Movie preview maker : Film ön izleme yapıcısı. Film ön izeme yapıcısı.
Movie grabber : Film tutucu.
İngilizce Movies Türkçe anlamı, Movies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Movies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Talkie : Geveze. Sesli film. Konuşkan.
Cinematographies : Sinemacılık. Sinematograf. Sinematografi. Sinema fotoğrafçılığı. Film çekme sanatı.
Feature film : Baş film. Uzun film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uzun metrajlı film. Sinema filmi. Çift filmli izlencelerde en önemli film. Uzun metrajlı sinema filmi. Uzun metrajlı ve konulu film.
Flick : Fiske. Fiske vurmak. Çırpınmak. Ani hareket. Hafif vuruş. Çabuk bir sallama hareketi. Fiske atmak. Hafifçe vurmak. Seğirmek. Film.
Home movie : Özenci filmi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Amatör film. Özencilerce çevrilmiş, dar filmlerden biri üzerine saptanmış film. özenci niteliği taşıyan film.
Scene : Keste. Oyunluk. Sahne. Rezalet. Olay. Mizansen. Bir ya da daha çok çekim içinde gerçekleştirilen, aynı kişileri aynı bezem içinde gösteren, çekim ile ayrım arasında yer alan film parçası (bazen çekim yerine de kullanılır). tv. bir televizyon oyununun, aynı kişileri aynı bezem içinde veren bölümü. sinema/tv. dış dünyanın film ya da televizyon oyununda yer alan herhangi bir görünüşü. işliğin, düzlüğün, üzerinde bezem kurulmuş, çalışma yapılan bölümü. Dolaylı ya da uzancalı yordamlarda kullanılan görünülü sınarlarda tutumsal bir içeriği olan görsel anlatım. Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan. Sahne dekoru.
Skin flick : Porno film.
Shot : Gülle. Şut. Erim. Aşı. Çakırkeyif. Vurmak. Enstantane fotoğraf. İğne. Deneme. Hasta.
Musical : Ahenkli. Uyumlu. Tatlı. Müzik eşliğinde yürütülen, daha çok amerika'dan gelen modern bir tiyatro yapıtı. Bestelenmiş. Hoş. Müziğe ait. Müzikle ilgili. Müzikli.
Talking picture : Sesli film. Sözlü film.
Movies synonyms : musical theater, shoot 'em up, infotainment, cinema verite, 3d, moving picture show, final cut, collage film, coming attraction, short subject, motion picture show, 3 d, picture show, show, picture, feature, pic, movie, subtitle, documentary, slow motion, kinemas, cinematography, silents, caption, film, credit, silent picture, cines, pictures, cine, production, product.
Movies zıt anlamlı kelimeler, Movies kelime anlamı
Advance : Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. Terfi. İlerlemek. İlerletmek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İleri gitmek. İleri gitme. Yükseltmek. Gelişmek. Öndeleme.
Linger : Geçmek bilmemek. (ağrı) kolayca geçmemek. Gitmemek. Durmak. Uzamak. Kalmak (gitmesi gerekirken). Ayrılamamak. Oyalanmak. Sallanmak. Gecikmek.
Ascend : Tahta çıkmak. Artmak. Yukarı çıkmak. Çıkmak. Tırmanmak. Çıkmak (tahta). Yükselmek. Ziyadeleşmek. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Ağmak.
Movies antonyms : hop out, ride, rise, recede, descend, stay in place, fall, go, follow, precede, stand still, rush, enter, converge.

Bu kısımda Movies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Movies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Movies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Movies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.