Sinematograf nedir, Sinematograf ne demek

Sinematograf; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Görüntüleri film üzerine kaydetmeye yarayan araç

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Lumière Kardeşlerin, kendi buluşları olan sinema aygıtına verdikleri ad. (Bu aygıt hem alıcı, hem gösterici, hem de basım aygıtı olarak kullanılabiliyordu. Sinematograf ve bundan türeyen sinematografi sonradan sinema, sine biçiminde kısaltılarak çeşitli anlamlarda kullanıldı).

İngilizce'de Sinematograf ne demek? Sinematograf ingilizcesi nedir?:

cinematograph, kinematograph

Sinematograf hakkında bilgiler

Sinematograf (κίνημα kínēma, hareket ve γράφειν gráphein, yazmak hareket yazıcı anlamında), Auguste ve Louis Lumière'in tasarladığı, 13 Şubat 1895'te Fransa için patentini aldıkları, görüntüleri kaydetmeye ve bir ekran üzerinde yansıtmaya yarayan aygıt.

Sinematograf anlamı, tanımı:

Görüntü : Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara.

 

Kaydetme : Kaydetmek işi.

Sinema : Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat.

Sinematografi : Sinemacılık.

Sinematografik : Sinemaya ilişkin, sinemayla ilgili.

Film : Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Sinemalarda gösterilen eser.

Araç : Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Taşıt. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.

Yazıcı : Bir filmin yazılarını hazırlayan, yazıcı cihazı kullanan kimse. Yazar. Orduda yazı işleri ile uğraşan er veya erbaş. İşi yazı yazma olan kimse. Bilgisayarda hazırlanan metnin yazılı sayfa hâlinde dökümünü veren araç.

Tasar : Bir iş, bir düşünce sırasını, düzeyini gösteren resim, yazı, plan.

Şubat : Yılın ikinci ayı, gücük ay.

Patent : Uyruğunu belirten belge. Buluş belgesi. Gemilere ayrıldıkları limanın sağlık durumu için verilen belge. Bir durum veya bir işi yalnızca kendi yetkisi altında görme.

 

Ekran : Üzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey, görüntülük. Televizyon camı, görüntülük. Beyaz perde, görüntülük.

Diğer dillerde Sinematograf anlamı nedir?

İngilizce'de Sinematograf ne demek? : cinematograph

Rusça'da Sinematograf : n. кинематограф (M), кинотеатр (M)