Tasar nedir, Tasar ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Saban oku, boyunduruk ve benzeri şeyler yapmak için yontularak biçimlendirilen odun.
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
(Mimarlık) Bir yapının kurulması için mimarın yaptığı çizim.
Bilimsel terim anlamı:
genel uygulayım: a. Bir iş, düşüncenin sırasını, düzenini gösteren resim, yazı ve benzeri b. Bir cisim, makine, yapı ve benzeri yatay izdüşümü.
sinema: Bir sinema filminin tek bir çekimle elde edilen bölümü.
mimari: Bir yapının yatay düzlemlerle olan ara kesitlerinden oluşan izdüşümü. b. Bir yapının kurulması için mimarın yaptığı çizim.
Bir oluşum, süreç ya da gidişi yöneltmek ve denetim altına almak üzere yapılmış olan düzenleyici tasarımlar bütünü.
İngilizce'de Tasar ne demek? Tasar ingilizcesi nedir?:
plan
Tasar anlamı, tanımı:
Tasar çizim : Tasarım.
Ön tasar : Herhangi bir tasarın ilk biçimi.
Tasar çizimci : Tasarımcı.
Tasarı : Olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçim. Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha.
Tasarı geometri : Uzaydaki tasavvur edilmiş biçimleri iz düşümleriyle gösteren geometri.
Tasarım : Daha önce algılanmış olan bir nesne veya olayın bilinçte sonradan ortaya çıkan kopyası. Bir sanat eserinin, yapının veya teknik ürünün ilk taslağı, tasar çizim, dizayn. Zihinde canlandırılan biçim, tasavvur. Bir araştırma sürecinin çeşitli dönemlerinde izlenecek yol ve işlemleri tasarlayan çerçeve, tasar çizim, dizayn.
Tasarımcı : Tasarım yapan kimse, tasar çizimci, dizayncı.
Tasarımcılık : Tasarımcı olma durumu, tasar çizimcilik, dizayncılık.
Tasarımlama : Tasarımlamak işi.
Tasarımlamak : Bir şeyin biçimini zihinde canlandırmak.
Tasarımlanma : Tasarımlanmak durumu.
Tasarımlanmak : Tasarımlama işi yapılmak.
Tasarımlı : Tasarımlanmış, zihinde canlandırılarak biçim verilmiş, dizaynlı, edimsel karşıtı.
Tasarlama : Tasarlamak işi.
Tasarlamak : Bir şeyin nasıl gerçekleşebileceğini düşünmek, zihinde hazırlamak. Bir taşın, bir ağacın kaba bölümlerini, çıkıntılarını almak.
Tasarlanış : Tasarlanma işi.
Tasarlanma : Tasarlanmak işi.
Tasarlanmak : Tasarlama işi yapılmak.
Tasarlayış : Tasarlama işi.
Tasarruf : Tutum. Para biriktirme, artırım. Bir şeyi istediği gibi kullanma yetkisi, kullanım.
Tasarruf bonosu : Maaş gibi kazançlarla bazı satışlarda devletin borçlanması yolu ile yapılmış olan kesintiye karşılık verilen ve üzerinde faiz kuponları bulunan senet.
Tasarruf etmek : Bir malın sahibi olmak, onu istediği gibi kullanmak. kısmak. para biriktirmek. bir şeyi dikkatli ve idareli kullanmak.
Tasarrufçu : Birikimci.
Tasarrufçuluk : Birikimcilik.
Tasarruflu : Parasını ölçülü, dikkatli harcayan. Az masraflı.
İlk tasarım : Bir tasarımın hazırlanmış ilk biçimi.
Kanun tasarısı : Yasa tasarısı.
Yasa tasarısı : Hükûmet tarafından hazırlanarak yasalaşması için meclise gönderilen kanun metni, kanun tasarısı, kanun layihası.
Yeniden tasarımlama : Bir tasarımı yeniden gözden geçirme, restitüsyon.
Düşünce : Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Tasa, kaygı, sıkıntı. İlke, yönetici sav. Niyet, tasarı.
Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur.
Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.
Resim : Açık gösterge, kesin sonuç. Fotoğraf. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Tören.
Plan : Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen. Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim. Çekim. Düşünce, niyet, maksat, tasavvur.
Tasar bölgesi : Gelişmesini tasarlı bir çalışmanın konusu yapmak amacıyla, kendisini oluşturan yerel topluluklarla birlikte bir bütün olarak ele alınan bölge türü.
Tasar çizimcilik : Tasarımcılık.
Tasar onayı : Kent düzentasarısının üst oranlarca, genellikle özeksel yönetimin ilgili kurumunca olurlanması işlemi.
Tasar soruşturması : Düzentasar uygulamasına ilişkin olarak, bir kamu kuruluşuyla kişiler arasında, kamulaştırmalar yüzünden, bir düzentasarda yer alan öneriler nedeniyle, bir yerin yenikent alanı olarak saptanması ya da bir vargının alınıp alınmaması gibi durumlarda, halkın özeksel yönetime başvurması üzerine, ortaya çıkan anlaşmazlıkları çözmek üzere, atanmış bir denetçinin olaya ilişkin açıklamalarda bulunduğu bir tür yargılama yöntemi.
Tasar yazanağı : Tasarlamanın amaçlarını, ilkelerini açıklayan ve düzentasar üzerinde gösterilmesi olanağı bulunmayan ya da gösterilmesi gereksiz olan noktaları saptayan ama düzentasarla tümleşen ve tüzel bir değeri de olan yazanak.
Tasar-çizim : Bir yapının ya da bir yerleşmenin düzentasarının tümünün ya da belli bölümlerinin, uygulayımsal çizim kurallarına uygun olarak, tasar, kesit, görünüş ve görünge biçiminde çizilmesi işlemi. Bu işlem sonunda ortaya çıkan çizem.
Tasarcı : Kentbilimde, genel olarak kent tasarlamasıyla uğraşan kimse. bk. kentbilim uzmanı.
Tasarçizim : genel uygulayım: Bir sanat yapıtının, yapının ya da işleyim ürününün ilk taslağı.
Tasarçizimci : genel uygulayım: Tasarçizimlerin konu aldığı taslağı çizen kişi, uzman.
Tasarı yöntemi : Ders konuları ve ünitelerinin, öğretmenin kılavuzluğu altında küçük öğrenci kümelerince ödev olarak işlenmesi temeline dayalı bir öğretim yöntemi, bk. etkinci yöntem.
Tasar ile ilgili Cümleler
- Ali bir işe başlamak için parasını tasarruf ediyor.
- Tasarruf edilen bir peni kazanılan bir penidir.
- Tasarıya karşı muhalefet güçlüydü.
- Bu binayı Mustafa tasarladı.
- Tasarı son anda geçti.
- Ali yıllardır aynı web sitesi tasarım şirketi için çalışmaktadır.
- Tasarı oybirliğiyle geçti.
- Bu, ünlü bir mimar tarafından tasarlanan evdir.
- Tasarımları oldukça orijinaldir.
- Tasarruf etmek zorundayız.
- Sanırım bu sizin için tasarlanmış.
- Bu önceden tasarlanmış bir suçtu.
- Tasarruf ediyorum.
- Deneseydin daha fazla bile tasarruf edebilirdin.
Diğer dillerde Tasar anlamı nedir?
İngilizce'de Tasar ne demek? : [Tasar (dinghy)] v. value, appraise, assess; estimate; tax, rate
v. overflow, run over, boil over, pour out, spill over, brim over, flow, get over, gush, overbrim, pour forth, slop over, swell, swim, well over
Fransızca'da Tasar : plan [le]
Almanca'da Tasar : Entwurf
Rusça'da Tasar : n. план (M), чертеж (M)


Bu kısımda Tasar nedir? Tasar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tasar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tasar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.