Ekran nedir, Ekran ne demek
Ekran; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Üzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey, görüntülük.
- Televizyon camı, görüntülük.
- Beyaz perde, görüntülük

Yerel Türkçe anlamı:
Akran
Tiyatro'daki terim anlamı:
[Bakınız: gergi]
İngilizce'de Ekran ne demek? Ekran ingilizcesi nedir?:
screen
Osmanlıca Ekran ne demek? Ekran Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
hâil
Ekran hakkında bilgiler
Monitör, görüntü sergilemek için kullanılan elektronik ya da elektro-mekanik aygıtların genel adıdır. Monitör, başta televizyon ve bilgisayar olmak üzere birçok elektronik cihazın en önemli çıktı aygıtıdır. Monitör, plastik bir muhafaza içerisinde gerekli elektronik devreleri, güç transformatörünü ve resmi oluşturan birimleri içerir. Monitörle bilgisayar arasındaki iletişimi ekran kartı sağlar. Yani, monitörden çıkan veri kablosu bilgisayar kasasında ekran kartına bağlanır. Monitörlerin boyutları inç ölçü cinsiyle ifade edilir. Bu boyut monitör ekranının bir köşesinden diğer köşesine olan uzaklıktır.
Bilgisayar kullanılırken monitörlerde iki tür ekran moduyla karşılaşılır. Bu ekran modları Text modu ve Grafik modudur.
Text modu: Text modunda ekran 25 satır ve 80 sütundan oluşur. Yani her satıra en fazla 80 karakter yazılabilir. DOS işletim sistemi text modda çalışan bir işletim sistemidir.
Grafik modu: Grafik modu, Microsoft Windows işletim sisteminin çalıştığı ortamdır. Monitör ekranı pixellerden (noktalardan) oluşur. Pixel sayısı ne kadar fazla ise netlik o kadar artar. Nokta sayısı yoğunluğuna çözünürlük denir. Çözünürlük azaldıkça netlik azalır ve görüntü bozulur.
Ekran ile ilgili Cümleler
- Bana bir ekran görüntüsü gönderebilir misin?
- Gri ekran geldi.
- Ali bilgisayar ekranında ne olduğuna baktı.
- Ekranın sağ üst köşesindeki "giriş tuşuna" tıklayın.
- Bütün gün oturmak ve bir bilgisayar ekranına bakmak sizin için kötü.
- Ali bilgisayar ekranına bakıyor.
- Ali sadece bilgisayar ekranına bakıyor.
- Onun yerine bana söyleyebilir misin, neden ekrandaki gezegenler oldukları şekilde renklendirilmiştir?
Ekran anlamı, kısaca tanımı:
Görüntü : Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Manzara. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü.
Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.
Ekran koruyucu : Bilgisayarda monitörün uzun süre kullanılmadan açık kalması durumunda devreye giren ve monitörün ömrünün azalmasını engelleyen yazılım.
Sayfa ekran : Kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla görüntü ekranının bütününü kaplayan bilgi.
Işık : Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.
Saydam : Açık seçik, belirgin. Asetat. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt.
Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.
Görüntülük : Ekran.
Beyaz : Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Beyaz zehir. Ak, kara, siyah karşıtı. Beyaz ırktan olan kimse. Bu renkte olan.
Perde : Seste pes perde. Katarakt. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. Doğruyu görmeye engel olan şey. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri. Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü.
Sergilemek : Bazı şeyleri göstermek, tanıtmak veya satmak amacıyla herhangi bir biçimde, herkesin görebileceği bir yere yerleştirmek, teşhir etmek. Vermek veya sunmak.
Camı : Toplayan, bir araya getiren, bir arada bulunduran. Müslümanların ibadet etmek için toplandıkları yer.
Diğer dillerde Ekran anlamı nedir?
İngilizce'de Ekran ne demek? : [Ekran] adj. video
n. screen, display, monitor, display unit, telescreen
Fransızca'da Ekran : écran [le]
Almanca'da Ekran : n. Bildschirm
Rusça'da Ekran : n. экран (M), дисплей (M)

Bu kısımda Ekran nedir? Ekran ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ekran tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ekran hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.