Go to the movies türkçesi Go to the movies nedir

  • Film izlemek için sinemaya gitmek.
  • Sinemaya gitmek.

Go to the movies ile ilgili cümleler

English: Actually we wanted to go to the movies on Saturday, but we changed our mind and stayed at home.
Turkish: Aslında cumartesi günü sinemaya gitmek istiyorduk ama düşüncemizi değiştirip evde kaldık.

English: Ali and Mary don't go to the movies very often.
Turkish: Ali ve Mary çok sık sinemaya gitmezler.

English: Do you want to go to the movies or to the theater?
Turkish: Sinemaya mı tiyatroya mı gitmek istersin?

English: Ali doesn't go to the movies as often as he'd like to.
Turkish: Ali istediği kadar sık sinemaya gitmez.

English: Ali can't go to the movies tonight.
Turkish: Ali sinamaya gece gidemiyor.

Go to the movies ingilizcede ne demek, Go to the movies nerede nasıl kullanılır?

Go : Yayılmak. Ayrılmak. İş görmek. Hareket etmek. Koyulmak. Erişmek. Yok olmak. Uymak. Olmak. Canlılık.

To : İle. Göre. E. -mek -mak (mastar). Kadar. Ya. Kala. Karşı. İla. -e kadar.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Movies : Sinema. Filmler.

Go to the bad : Kötü yola düşmek. Kötü yola sapmak. Kötü bir kişilik kazanmak. Kötüleşmek. Baştan çıkmak. Ahlaksızlaşmak. Ahlakça düşmek.

 

Go to the wall : İflas etmek. Zor duruma düşmek. Batmak. Duvara toslamak. Yenilmek. Sermayeyi kediye yüklemek. Başarısız olmak. Altta kalmak. Faaliyetine son vermek.

Go to the dogs : Hayatı kaymak. Bozulmak. Hayrı kalmamak. Heba olmak. Kötüye gitmek. Rezil olmak. Mahvolmak. Sefalete düşmek. Kötüleşmek.

Would you like to go to the concert hall with me : .

Go to the country : Referandum yapmak. Genel seçime gitmek. Seçime gitmek. Saylava gitmek. İnsanlara sormak.