Go to the country türkçesi Go to the country nedir

  • İnsanlara sormak.
  • Referandum yapmak.
  • Seçime gitmek.
  • Genel seçime gitmek.
  • Saylava gitmek.

Go to the country ile ilgili cümleler

English: The best way to learn a foreign language is to go to the country where it is spoken.
Turkish: Bir dili öğrenmenin en iyi yolu, o dilin konuşulduğu ülkeye gitmektir.

English: I go to the country every summer.
Turkish: Her yaz köye giderim.

English: Every summer I go to the countryside.
Turkish: Her yaz kırsala giderim.

Go to the country ingilizcede ne demek, Go to the country nerede nasıl kullanılır?

Go : Söylenmek. Deneme. İş görmek. Uymak. Gitme. Girmek. Tükenmek. Geçmek. Sonuçlanmak. Gayret.

To : E doğru. Ye. E. Karşı. Kala. İla. Oranla. -mek -mak (mastar). Ya. Kadar.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Country : Köy. İl. Yurt. Ulus. Bölge. Ülke. Taşraya özgü. Millet. Halk. Yöre.

Go to the bad : Kötü yola düşmek. Kötü yola sapmak. Ahlaksızlaşmak. Kötüleşmek. Kötü bir kişilik kazanmak. Baştan çıkmak. Ahlakça düşmek.

Would you like to go to the concert hall with me : .

Go to the movies : Film izlemek için sinemaya gitmek. Sinemaya gitmek.

 

Go to the wall : Başarısız olmak. Zor duruma düşmek. İflas etmek. Yenilmek. Batmak. Altta kalmak. Faaliyetine son vermek. Duvara toslamak. Sermayeyi kediye yüklemek.

Go to the dogs : Kötüye gitmek. Bozulmak. Mahvolmak. Kötüleşmek. Sefalete düşmek. Hayatı kaymak. Heba olmak. Hayrı kalmamak. Rezil olmak.