Talkie türkçesi Talkie nedir

Talkie ile ilgili cümleler

English: Ali picked up the walkie-talkie and started talking.
Turkish: Ali telsizi aldı ve konuşmaya başladı.

Talkie ingilizcede ne demek, Talkie nerede nasıl kullanılır?

Handie talkie : Kısa mesafeli küçük el telsizi.

Hundred per cent talkie : Yüzde yüz sözlü (film). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sesli sinemanın ilk yıllarında yalnız bazı bölümleri değil tümü sözlü olan filmleri anlatır terim.

Walkie talkie : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Telsiz. El telsizi. Özellikle güvenlik güçleri, trafik otomobilleri, bildirmenlerce ya da sinema ve televizyon yapım çalışmalarında kullanılan, elde taşınabilecek boy ve ağırlıkta alıcı-verici aygıt.

Talkier : Geveze. Konuşkan.

Talkies : Sesli film.

Talking dictionary : Konuşan sözlük.

Talking film : Sesli film.

Talking : Sesli film. Sesli (film). Konuşuyor. Konuşma. Konuşan. İkaz. Konuşkan.

Talking motion pictures : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sözlü filmleri gerçekleştirebilen sinema; sesli sinemanın tam anlamıyla gerçekleştirilmişi. Sözlü sinema.

Stalkiest : Saplı. Çöp gibi. Dayanıksız.

İngilizce Talkie Türkçe anlamı, Talkie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Talkie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Picture : Zihninde canlandırmak. Resim. Ç. Tablo. Pek güzel kimse ya da şey. Timsal. Hayal etmek. Resmini yapmak. Tasvir. Kafasında canlandırmak.

Glibbest : Kolayca söylenen. Çevik. Üstünkörü. Yarım yamalak. Düşünmeden konuşan. Akıcılık. Dil döken. Cerbezeli. Dilbaz.

Blatherskites : Saçmalık. Boşboğaz. Saçma sapan konuşan kimse.

Babblers : Çenesi kuvvetli. Boşboğaz (argo terim). Ötleğen (argo terim). Lafebesi. Çenesi düşük. Dedikoducu. Boşboğaz. Çalçene.

Conversational : Konuşmaya özgü. Karşılıklı konuşmalı. Konuşarak. Konuşma dilinde. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Kullanıcıyla kullanılan dizge arasındaki etkileşimin karşılıklı konuşma biçiminde adım adım oluştuğu ve işlem adımlarının bu etkileşime göre yönelmelerle yürüdüğü herhangi bir dizgeye değgin. Etkileşimli. Konuşmaya hazır. Güzel konuşan.

Glib : Düşünmeden konuşan. Cerbezeli. Çevik. Kolayca söylenen. Akıcı konuşan. Üstünkörü. Dil döken. Dilbaz. Yarım yamalak.

Blabbing : Boşboğazlılık. Sır vermek. Gevezelik etmek. İspiyonlamak. Boşboğaz. Ağzından kaçırmak. Boşboğazlık etmek. Çenesi düşük. Açığa vurmak.

Glibber : Akıcı konuşan. Dil döken. Dilli. Çevik. Dilbaz. Üstünkörü. Yarım yamalak. Düşünmeden konuşan. Akıcılık.

Bigmouthed : Çok konuşmayı seven. Boşboğaz. Çok konuşan.

Talkie synonyms : motion picture show, moving picture show, picture show, sound film, chattiest, communicative, forthcoming, talkings, chatty, ballshitter, motion picture, gabbier, film, gabby, radio link, blab, walky talky, link, sound picture, movie, blabbed, chatterbox, flick, pic, garrulous, talking film, talking picture, talking, blabbermouth, gabbiest, talkies, moving picture, big talker.