Walkie talkie türkçesi Walkie talkie nedir

  • Telsiz.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Özellikle güvenlik güçleri, trafik otomobilleri, bildirmenlerce ya da sinema ve televizyon yapım çalışmalarında kullanılan, elde taşınabilecek boy ve ağırlıkta alıcı-verici aygıt.
  • El telsizi.

Walkie talkie ingilizcede ne demek, Walkie talkie nerede nasıl kullanılır?

Walkie : Telsiz. Kompakt bir radyo vericisi ve alıcısı olan ve bir kimse tarafından taşınabilen walkie talkie (telsiz) için kullanılan ifadenin kısa yazılmış biçimi.

Talkie : Konuşkan. Geveze. Sesli film.

Walkie lookie : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. El alıcısı. Elde taşınabilir ve kullanılabilir boy ve ağırlıktaki alıcı. tv. canlı yayında kullanılan ya da bir mıknatıslı görüntü aygıtına bağlı olarak çalışan, bir alıcı yönetmeninin taşıyıp kullanabileceği boy ve ağırlıktaki televizyon alıcısı.

Walkiewiczt test : Etlerde kokuşmanın saptanmasında başvurulan kimyasal test. Walkiewiczt testi.

Handie talkie : Kısa mesafeli küçük el telsizi.

Hundred per cent talkie : Yüzde yüz sözlü (film). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sesli sinemanın ilk yıllarında yalnız bazı bölümleri değil tümü sözlü olan filmleri anlatır terim.

İngilizce Walkie talkie Türkçe anlamı, Walkie talkie eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Walkie talkie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Walky talky : Çift yönlü telsiz iletişim için kullanılan cihaz.

Wireless : Kablosuz. Ünalgı. Radyoya ait. Teli olmayan. Telsiz telgraf. Telsiz telefon. Radyo. Telsiz telefona veya telgrafa ait. Telgraf veya telefon.

Walkie : Kompakt bir radyo vericisi ve alıcısı olan ve bir kimse tarafından taşınabilen walkie talkie (telsiz) için kullanılan ifadenin kısa yazılmış biçimi.

Radioing : Işın tedavisi uygulamak. Radyo ile yayımlamak. Röntgen çekmek. Telsizle haber vermek. Telsizden yayınlamak. Radyoterapi uygulamak. Radyografi yapmak. Radyodan yayınlamak. Telsizle haberleşmek.

Radiotelephone : Telsiz telefon. Radyotelefon.

Transmitter : Aktarıcı. Ahize. Nakledici. Radyo tv vericisi. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Verici. Uzak bir alıcı için hazırlanmış aıkımmıknatıssal imlemleri ya da ses imlemlerini yayan aygıt. Radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımı yaymakta kullanılan donatım; radyo vericisi. eşeksenli kablo, telsiz bağlantısı ya da alıcı dalgalık yardımıyla elektrik gerilimi biçiminde resim ve ses imlerini alan, genlik ya da yinelenim değiştirimine uğramış bir taşıyıcı dalga üreten ve bu yolda işlenmiş olan televizyon imlerini verici dalgalıkla yayan donatım; televizyon vericisi. bir televizyon vericisinde ses imini gönderen bölüm; ses vericisi. bir televizyon vericisinde resim imini gönderen bölüm; resim vericisi. Aracılık yapan.

Stringless : Kılçıksız. Teli olmayan.

Radios : Telsizle haber vermek. Radyografi yapmak. Radyo istasyonu. Radyo ile yayımlamak. Radyo. Telsizle gelen haber. Telsizden yayınlamak. Röntgen çekmek. Telsizle haberleşmek.

 

Wirelesses : Telsiz telgraf. Telsiz telefon. Radyo. Radyoya ait. Telgraf veya telefon. Teli olmayan. Telsiz telefona veya telgrafa ait. Kablosuz.

Wirefree : Elektrik kablosu olmayan. Kablosuz.

Walkie talkie synonyms : transceivers, cordless, radioed, transceiver, radiotelephones.