Cinerama türkçesi Cinerama nedir

  • Üç boyutlu olduğu hissi veren bir sinema filmi için ticari terim.
  • Sinerama.

Cinerama ingilizcede ne demek, Cinerama nerede nasıl kullanılır?

Cineradiography : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema-röntgen. Sinema alıcısı ile röntgen aygıtının birleşmesinden oluşan durum. röntgen ışınları yardımıyla iç örgenlerin devinimli görüntülerinin saptanması. X-ray cihazı kullanarak sinema filmlerinin filminin çekilmesi. Sineradyografi.

Cineradiology : Sinema-röntgen. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema alıcısı ile röntgen aygıtının birleşmesinden oluşan durum. röntgen ışınları yardımıyla iç örgenlerin devinimli görüntülerinin saptanması.

Cineradiology camera : Röntgen alıcısı. Sinema-röntgeni gerçekleştiren alıcı çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cineraria : Papatyalara benzeyen çiçekli dekoratif hibrid bitki türü (mavi mor veya kırmızı çiçekleri için yetiştirilen ). Sinerarya. Bileşikgillere ait bir bitki.

Cinerarium : Ölünün küllerinin koyulduğu yer. Ölünün küllerinin saklandığı yer. Yakılan ölünün küllerinin muhafaza edildiği yer. Kül kabı.

Incinerated : Yakılıp yıkılmış. Yakılmış. Yakılıp kül olmuş. Ateşe verilip yıkılmış. Yakılıp kül edilmiş.

 

Incinerates : Yakıp kül etmek. Yakmak.

Incineration : Ölü yakma. Yanabilen radyoaktif maddeleri yakarak, hacimce küçültüp kül haline getirme. Yakma. Yakıp kül etme. Kül etme. İnsinerasyon. Çöp yakma. Atık yakımı. Külleme.

Cinerator : Ölü yakma fırını. Ölülerin yakıldığı fırın.

Cinerary : Kül ile ilgili.

İngilizce Cinerama Türkçe anlamı, Cinerama eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cinerama ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Celluloid : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Selüloid. Selüloit. Seluloid. İnce, saydam, bükülebilir olan, selüloit sinema filmlerinin tabanını yapmakta kullanılan, selüloz nitrat ve kafurudan yapılan ısılyoğruk özdek. (mecaz olarak) film.

Flower : Çiçek vermek. Çiçek. Çiçek açmak.

Silver screen : Film. Sinema. Sinema perdesi.

Film : İnce örtü. Çevirim eylemi. İnce deri. Film çekmek. Kaplamak (zar vb.). Boş film. Zar. Zar vb kaplamak. Bir çözeltinin yüzeyinde ya da karışmayan iki sıvının ara yüzeyinde oluşan katman. Filmini almak.

Medium : Kültür ortamı. az çok katı besin maddesi, jelatin vb. ile karışık herhangi bir sıvı olup doku ve hücreler için yetiştirme kültürü. besi yeri. bir fiilin yapıldığı ya da bir etkinin taşındığı bir araç, çevre, hava. Bir kuvvetin etkimesini ya da bir etikinin iletilmesini sağlayan özdeksel çevre. İfade vasıtası. Vasat. Madde. Vasıta. Yayıcı. Herhangi bir kuvveti ya da özdeği içinde bulunduran ve devinime olanak veren bir özdek ya da karışım. Ortalama. Çare.

Cinerama synonyms : pericallis, senecio cruentus, genus pericallis, pericallis cruenta.