Silver screen türkçesi Silver screen nedir

Silver screen ingilizcede ne demek, Silver screen nerede nasıl kullanılır?

Silver : Gümüş para. Aynayı sırlamak. Beyazlamak. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Gümüş kaplamak. Gümüş sofra takımı. Gümüşlemek. Sırlamak. Bıçak ve kaşıklar. Mineral. (ag; metal, parlak ak, çok kara sarımsı, kahverengi, oksitleşme kabuğu gösterir; yoğunluk 9.6-12; kubusal.).

Screen : Örtmek. Korumak. Bilgisayar, eğitim, fizik, basketbol, sinema, televizyon, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Beyazperde. Gizlemek. Saklamak. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Perdeleme. Sahnenin, oyunu engellemeyecek bir yerine konulan ve film ya da diya yansıtmakta kullanılan ak gergi. Elemek.

The silver screen : Sinema. Beyazperde. Beyaz perde.

Silver age : Gümüş çağ. İnsan ırkı tarihi dönemi (mitoloji).

Silver alloy : Gümüş alaşımı. Gümüş para yapımı niteliğinde olan alaşım.

Silver anniversary : Bir kuruluş vb'nin 25. yıldönümü.

İngilizce Silver screen Türkçe anlamı, Silver screen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Silver screen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Kinema : (british kullanım) sinema.

Flick : Vurmak. Çırpınmak. Fiske atmak. Hafif vuruş. Kamçı ve benzerini şaklatmak. Hafifçe vurmak. Fiske. Çabuk bir sallama hareketi. Fiske vurmak.

Picture : Tasavvur etmek. Pek güzel kimse ya da şey. -in mükemmel örneği. Resim. Yansıtmak. Kafasında canlandırmak. Fotoğraf. Timsal. Zihninde canlandırmak. Tanımlamak.

Picture theater : Sinema salonu.

Pic spaghetti : Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Moving picture : Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Sinema filmi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Roll telecine : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yönetmenin, film yayıncısına filmi yayına sokması için verdiği komut.

Kinemas : (british kullanım) sinema.

Motion picture : Sinema filmi. Sinemada gösterilen film. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Silver screen synonyms : flicks, cine film, cines, film, membrane, cinematograph film, cinemas, movie, cinematographies, run telecine, roll tk, movies, cinema, pictures, cinematography, macaroni, cine.