Roll telecine türkçesi Roll telecine nedir

  • [#sine Sinema], televizyon alanlarında kullanılır.
  • Yönetmenin, film yayıncısına filmi yayına sokması için verdiği komut.
  • Film.

Roll telecine ingilizcede ne demek, Roll telecine nerede nasıl kullanılır?

Roll : Haddeden geçirmek. Vurgulayarak telaffuz etmek. Rulo yapmak. İktisat, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tekerlekler üzerinde gitmek. Havada takla atmak. Gümbür gümbür çalmak. Kullanmak. Salınmak. Kadro.

Telecine : Telesinema. Telesine.

Roll back : Aşağı çekmek (fiyat). Ucuzlatmak. Düşürmek. Daha düşük bir fiyat tespit etme. Değişiklikleri kaldırmak. Düşman savunmasını zayıflatma. Tutarı geriye çekme. Tesirsiz hale getirme.

Roll call : Askerlik yoklaması. Öğrenci yoklaması. Yoklama. Yoklama alma. Verilmiş bir ders, işlenmiş bir konu ya da tamamlanmış bir ünite ile ilişkili olarak öğrencilerin başarı durumlarını anlamak için ders öğretmenince yapılan kısa süreli, küçük sınav. bk. sözlü yoklama, yazılı yoklama. öğrencilerin derste (derslikte, işlikte, uygulamada) bulunup bulunmadıklarını anlamak için yapılan araştırma. İsmen sayma. Asker yoklaması. İsim yoklaması.

Roll in : Kıvrılıp yatmak. Çok para tutmak (pahalı vb). Yatağa girmek. Oluk gibi akmak. Belleğe getirmek. Yığınla gelmek. İçinde yüzmek. Tortop olmak. Yağmak.

 

Roll mark : Hadde izi.

İngilizce Roll telecine Türkçe anlamı, Roll telecine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roll telecine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cines : Sinema. Sine.

Membrane : Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Geçirimsiz ya da yarıgeçirgen duvar, ayırma perdesi. Perde. Bir yüzeyi örten, bir boşluğun iç yüzünü döşeyen veya iki oluşum arasında bölme oluşturan ince doku tabakası, cidar, çeper, membran. İnce zar. Gışa. Kaplama. Örtenek. Çeper.

Moving picture : Sinema filmi. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Sinema.

Picture : Timsal. -in mükemmel örneği. Resim. Betimlemek. Sinema. Ç. Tasvir. Pek güzel kimse ya da şey. Tanımlamak.

Macaroni : Makarna. Düdük makarnası. Züppe (ingiliz ingilizcesi). Gösteriş düşkünü. Karmakarışık şey. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir).

 

Movie : Sinema filmi. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema. Film (sinemada gösterilen). Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Video.

Cine film : Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Sinema filmi.

Flick : Çırpınmak. Fiske vurmak. Hafifçe vurmak. Çabuk bir sallama hareketi. Hafif vuruş. Fiske. Vurmak. Kamçı ve benzerini şaklatmak. Ani hareket. Parmak şıklatmak.

Pic spaghetti : Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir).

Motion picture : Sinema. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Sinemada gösterilen film. Sinema filmi.

Roll telecine synonyms : cinematograph film, cine, film, roll tk, run telecine.