Clamour türkçesi Clamour nedir

Clamour ingilizcede ne demek, Clamour nerede nasıl kullanılır?

Clamour down : Zorlamak.

Clamoured : Gürültü etmek. Patırtı. Bağırıp çağırmak. Feryat. Haykırmak. Yaygara. Yaygara koparmak. Velvele. Çığlık. Feryat etmek.

Clamouring : Haykırmak. Patırtı. Feryat etmek. Gürültü etmek. Yaygara. Bağırıp çağırmak. Feryat. Yaygara koparmak. Çığlık. Velvele.

Clamourous : Zahmetli. Gürültülü. Kötü şekilde yüksek sesli.

Clamours : Çığlık. Bağırıp çağırmak. Gürültü etmek. Yaygara koparmak. Yaygara. Haykırmak. Feryat etmek. Patırtı. Feryat. Velvele.

Clamorously : Yapışkan halde. Bağırıp çağıran bir tarzda. Israrlı bir biçime. Yüksek sesle. Gürültülü bir şekilde. Gürültücü şamatacı bir şekilde.

Clamor : Yaygara koparmak. Gürültü etmek. Bkz.clamour. Çığlık. Bağırıp çağırmak. Yaygara. Gürültü. Feryat. Haykırmak. Haykırma.

Clamors : Bağırıp çağırmak. Feryat etmek. Gürültü etmek. Yaygara. Gürültü. Haykırma. Yaygara koparmak. Haykırmak. Feryat. Çığlık.

Clamored : Gürültü. Haykırmak. Çığlık. Gürültü etmek. Feryat. Haykırma. Yaygara koparmak. Feryat etmek. Yaygara. Bağırıp çağırmak.

 

Clamorer : Gürültü patırtı edip yaygara koparan kimse.

İngilizce Clamour Türkçe anlamı, Clamour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clamour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hoi polloi : Ayaktakımı. Avam. Ayak takımı.

Bellow : Kükremek. Bağırmak. Böğürtü. Kükreme. Körük. Bağırış. Öğürmek. Böğürmek.

Fusses : Dertlenmek. Üzerine titremek. Özen göstermek. Telaş. Titizlenmek. İnce eleyip sık dokumak. Telaşlandırmak.

Declaim : Nutuk çekmek. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Yüksek sesle konuşmak. Hararetle konuşmak. Heyecanlı konuşma yapmak. Yüksek sesle söylemek. Yüksek sesle okumak. Söylev vermek. Resmi bir şekilde söylemek.

Caterwaul : Kediler gibi kapışmak. Miyavlamak. Mart kedisi sesi. Miyavlama. Mart kedisi gibi bağrışmak. Azgın kedi sesi.

Clatter : Tıkırdamak. Tangırtmak. Tangırtı. Takırdamak. Tangırdatmak. Tangırdamak. Uğultu. Gevezelik etmek. Takırtı.

Bray : Kulak tırmalayıcı ses. Ezmek. Dövmek (havanda). Dövmek. Anırtı. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Anırma. Anırmak. Anırır gibi bağırmak.

Exclaim : Çığlık atmak. Çığlık koparmak. Bağırmak. Diye bağırmak.

Screak : Kaba ve kulak tırmalayan gürültü yapmak. Gıcırtı yapmak. Tiz delici bir çığlık atmak. Gıcırdamak. Gıcırtı. Cırlamak. Tiz sesle çığlık atmak. Acı acı bağırmak.

Clamour synonyms : give tongue to, clamoured, exclaimed, ejaculations, clamours, clamor, made noise, bedlam, caterwauled, declaim against, agitate, bellowed, crying, cry, declaims, clamored, ejaculation, make a fuss, ballyhoo, burst out, cry out, declaimed, affrays, made a fuss, commotion, caterwauling, screeched, chaos, clamoring, verbalise, furore, scream, disorders.