Class struggle türkçesi Class struggle nedir

  • Tarihi değişimin üretici güçler arasındaki çatışmaya bağlı olduğu düşüncesinden hareketle, emekçilerin iktisadi ve siyasi düzeni değiştirmek amacıyla sermaye sahipleriyle yaptıkları her türlü mücadele.
  • İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Üst ve alt sınıf üyeleri arasındaki çekişme.
  • Sınıf çatışması.
  • Sınıf kavgası.
  • Sınıf çekişmesi.
  • Sosyal sınıflar arasındaki kavga.
  • Sınıf mücadelesi.
  • Savaş biçimini almış sınıf çatışması, bk. sınıf çatışması.

Class struggle ingilizcede ne demek, Class struggle nerede nasıl kullanılır?

Class : Belli bir yerde toplanarak bir ya da birkaç öğretmenin gözetim ve yönetimi altında ders gören öğrenci kümesi. bir eğitim kurumuna aynı zamanda yazılan ve bu eğitim kurumunu aynı zamanda bitirmeleri beklenen öğrenci kümesi. bk. derslik. kimi yönlerden birbirine benzeyen birtakım olay ya da gözlemler. Ders. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Sınıflandırmak. Ayırmak. Derslik. Klas. Saymak. Birşeyi belirli bir grubun içinde saymak. Zümre.

Struggle : Çabalama. Uğraşmak. Mücadele etmek. Cebelleşmek. Gayret. Savaşım. Uğraş. Savaşım vermek. Savaş. Boğuşmak.

Class a amplifier : A sınıfı amplifikatör.

Class a modulator : A sınıfı modülatör.

Class a operation : A sınıfı işletme. A sınıfı işletme yükselteç.

 

Class a oscilloscope : A sınıfı osiloskop.

İngilizce Class struggle Türkçe anlamı, Class struggle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Class struggle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Class consciousness : Sınıf şuuru. Sınıflar arasındaki farklılıkların farkındalık (alt sınıflar, üst sınıflar, vb.). Bir toplumsal sınıf üyelerinin toplumdaki sınıfsal yapı içinde belli bir basamakta bulunduklarını, bu yeri belirleyen etkenlerin neler olduğunu kavramaları, durumlarını iyileştirmeyi ortaklaşa olarak amaçlamaları. Sınıf bilinci.

Class war : Sınıf savaşı. Sosyal sınıflar arası savaş.

Class conflict : Başlıca toplumsal sınıfların çıkarları arasındaki karşıtlıklar dolayısıyla oluşan ve artan bir ölçüde demokratik araçlar ve yollarla (siyasal partiler ve genel oy, parlamento görüşmeleri, yargıcı kararları, basın, anayasa uygulamaları vb.) yapılan çatışmalar.