Class conflict türkçesi Class conflict nedir

  • Başlıca toplumsal sınıfların çıkarları arasındaki karşıtlıklar dolayısıyla oluşan ve artan bir ölçüde demokratik araçlar ve yollarla (siyasal partiler ve genel oy, parlamento görüşmeleri, yargıcı kararları, basın, anayasa uygulamaları vb.) yapılan çatışmalar.
  • Sınıf mücadelesi.
  • Sınıf çatışması.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Class conflict ingilizcede ne demek, Class conflict nerede nasıl kullanılır?

Class : Canlıların sınıflandırmasında takımların bir araya gelmesiyle oluşturulan taksonomik grup. Klas. Sınıflandırmak. Kategorilere ayırmak. Ders. Birşeyi belirli bir grubun içinde saymak. Saymak. Bir topluluk içinde, birbirlerinden ekonomik ve toplumsal yönlerden ayrılan ve aralarında karşıtlıklar bulunan bölüklerden her biri. krş. altkültür, kültür alanı, altkültür alanı, yatay bölük. Belli bir yerde toplanarak bir ya da birkaç öğretmenin gözetim ve yönetimi altında ders gören öğrenci kümesi. bir eğitim kurumuna aynı zamanda yazılan ve bu eğitim kurumunu aynı zamanda bitirmeleri beklenen öğrenci kümesi. bk. derslik. kimi yönlerden birbirine benzeyen birtakım olay ya da gözlemler. Sınıflamak.

Conflict : Çekişme. Bilgisayar, eğitim, tiyatro, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Bağdaşmamak. Savaşmak. Anlaşmazlığa düşmek. Tutmamak. Anlaşmazlık. Aynı anda ortaya çıkan birbirine karşıt ya da eşit derecede çekici dilek ve isteklerin bireyde yarattığı ruhsal durum. birbirleriyle uyuşmayan dilek, istek ya da ereklerin yarışmasından ortaya çıkan üzücü ya da kıvanç vermekten uzak bilinç durumu. Çatışma. Zıtlık.

 

Class a amplifier : A sınıfı amplifikatör.

Class a modulator : A sınıfı modülatör.

Class a operation : A sınıfı işletme. A sınıfı işletme yükselteç.

Class a oscilloscope : A sınıfı osiloskop.

İngilizce Class conflict Türkçe anlamı, Class conflict eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Class conflict ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Age group : Yaş öbeği. Yaş grubu. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş kümesi.

Acclimatation : Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci. İklimuyum.

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

Adaptive behavior : Uyarlamacı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumlayıcı davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Adaptif davranış. Uyumcu davranış.

 

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

Class war : Sosyal sınıflar arası savaş. Sınıf savaşı.

Acculturation : Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Ekinsel yozlaşma. Kültürleşme. Kültürel etkileşim. Kültürlenme.

Abilities : Yeterlik. Yetenek. İktidar. Güç. Yetenekler. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Beceri. Kabiliyet.

Achievement motive : Başarma güdüsü. Başarı güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı.

Class consciousness : Sınıflar arasındaki farklılıkların farkındalık (alt sınıflar, üst sınıflar, vb.). Sınıf şuuru. Bir toplumsal sınıf üyelerinin toplumdaki sınıfsal yapı içinde belli bir basamakta bulunduklarını, bu yeri belirleyen etkenlerin neler olduğunu kavramaları, durumlarını iyileştirmeyi ortaklaşa olarak amaçlamaları. Sınıf bilinci.

Class conflict synonyms : all round development of individual, aesthetic, agnation, adjustment in marriage, alienation, aesthetical ideal, affection, class struggle, age distribution.