Sınıf çatışması nedir, Sınıf çatışması ne demek

Sınıf çatışması; Sosyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Başlıca toplumsal sınıfların çıkarları arasındaki karşıtlıklar dolayısıyla oluşan ve artan bir ölçüde demokratik araçlar ve yollarla (siyasal partiler ve genel oy, parlamento görüşmeleri, yargıcı kararları, basın, anayasa uygulamaları vb.) yapılan çatışmalar.

Sınıf çatışması anlamı, kısaca tanımı

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası

Çatı : Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.

Çatış : Çatma işi.

Çatışma : Çatışmak işi. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi. Silahlı büyük kavga, arbede.

 

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

Toplumsal sınıflar : Marksçı kurama göre: Üretim güçlerinin belli gelişme aşamalarında üretim araçlarını ellerinde bulundurup bulundurmama durumları, toplumsal işbölümü düzenindeki yerleri, zenginliklerini elde etmede kullandıkları araçlar ve bu toplumsal zenginliklerden aldıkları payın büyüklüğü bakımlarından birbirlerinden ayrılan geniş insan kümeleri. Bir bölüm batılı toplumbilimciye göre: Gelir düzeyleri, yaşama biçimleri, toplumda gördükleri saygı ölçüsü bakımlarından birbirinden ayrılan, aralarında düşey devinim olanağı bulunan insan kümeleri.

Siyasal parti : Siyasi parti.

Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.

Demokratik : Demokrasiye uygun.

Bir ölçüde : Biraz, belli oranda.

Parlamento : Başlıca görevi yasama, devlet bütçesini çıkarma, hükûmeti denetleme olan ve üyeleri halkoyu ile belirli bir süre için seçilen meclis veya meclisler, yasama kurulu, yasama meclisi, yasama organı.

 

Karşıtlık : Karşıt olma durumu, zıddiyet, mübayenet, tezat, zıtlık, kontrast. İki organ, iki sistem arasındaki görevlerin zıt olması durumu, karşı gelim. Bir teoremin karşıtının da doğru olması durumu. Başkalarının istek, dilek veya buyruklarının tersine davranma eğilimi.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Demokrat : Demokrasi yanlısı.

Karşıtlı : Karşıtlık, zıtlık gösteren, tezatlı.

Görüşme : Görüşmek işi, mülakat, müzakere.

Yargıcı : Hakem.

Başlıca : En önemli, başta gelen.

Anayasa : Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

Diğer dillerde Sınıf çatışması anlamı nedir?

İngilizce'de Sınıf çatışması ne demek ? : class conflict